Bazen yürüyüp gitmeniz gerekir. Başarısız olmaktan, pes etmekten, teslim olmaktan hepimiz nefret ederiz. Meydan okumayı sever ve "kazanmak" için uğraştığımız şey alt edilene, yenilgiye uğrayana, ezilene ve biz kazanana kadar devam etmek isteriz. Fakat bazen bu olmaz ve o an durumu fark edip soğukkanlılıkla omuz silkmemiz, gururumuz kırılmadan, itibarımız sarsılmadan uzaklaşmayı öğrenmemiz gerekir.
Bazen de yapmayı gerçekten çok istediğimiz şey pek de gerçekçi değildir. Kendinizi boş yere hırpalamak yerine doğru zamanda gitmeyi öğrenin. Bunun daha az stresli olduğunu göreceksiniz.
Bir ilişkinin sonunun yaklaştığını hissediyorsanız, size zarar verebilecek şekilde uzatmak ve kötü bir şekilde tüketmek yerine oyunu bitirin. Bırakıp gitme sanatını öğrenin. Bittiyse bırakın gitsin. Bu kural ilişkiler bölümünde olması gereken bir kural değil, çünkü sizi korumak ve geliştirmekle ilgili. Bunun diğer insanlarla bir ilgisi yok, tamamen sizinle ilgili. Bir ilişki öldüyse beş dakikada bir nabzını kontrol etmeyin. Bırakıp gidin.
Ödeşmek isteyebilirsiniz, bunun bir faydası yok, bırakın gitsin.
Bu ödeşmekten çok daha iyidir, çünkü sizi delirten şeyi aştığınızı gösterir. Üstelik bir şeyi geride bırakıp göz ardı etmekten daha iyi bir ödeşme şekli yoktur.
Bırakıp gitmek, kontrolün sizde olduğunu ve karar alma yetinizin olduğunu gösterir. Durumun sizi kontrol etmesindense seçiminizi yapmış olursunuz.
Şimdi bırakıp gidin ve on yıl sonra geriye bakın; eminim konuyu hatırlamakta bile zorlanacaksın. Bu zaman en iyi ilaçtır demekle aynı şey değildir, ama kendiniz ve dertleriniz arasına mesafe koymak size daha geniş ve iyi bir bakış açısı kazandırır. Bunu yapmanın yolu bırakıp gitmek, araya mesafe koymaktır. Zamansa elbette akmaya devam edecektir.
Yürüyüp gitmek, kontrolü geri almaktır. Kendi hayatının sorumluluğunu üstlenmektir. Ve bazen en doğru karar, daha fazla çabalamak değil, doğru olmayan yerden çekilmektir.
Ama burada ince bir denge var:
• Zorluklar yüzünden mi vazgeçiyorsun? (Bu kaçış olabilir.)
• Yoksa değer görmediğin, ilerlemediğin bir yerde mi kalıyorsun? (Bu da kendini ihmal etmektir.)
Doğru anı anlamak için kendine şunu sorabilirsin:
“Burada kalmak beni büyütüyor mu, yoksa sadece yoruyor mu?”
Eğer cevap sürekli “yoruyor” ise, gitmek bir kayıp değil, bir yön değişikliğidir.