Hayatın koşturmacasında yakınlarımızı gözden kaçırmak kolaydır. Bunu hepimiz yapıyoruz. Çok özel ve yakın olan arkadaşlarımızı aramayı, onlarla iletişimde kalmayı unutuyoruz. Onları önemsemediğimizden değil, yoğun olduğumuzdan unutuyoruz. Affedilmez bir şey. Ara sıra onlardan haber alamadığımızdan şikâyet ederiz, oysa biz de onlar kadar suçluyuzdur. Zaman ayırmak zorundayız, bunu yapmazsak zaman hızla akıyor, haftalar aylar birbirini kovalıyor ve biz fark etmeden yıllar geçiyor.
Konu çocuklar olduğunda da böyledir. Ebeveynler içten içe bir rahatlık hayali kurarlar. Dadılar çocukları yıkar, pijamalarını giydirir ve süt içirir, anne babalar da çocuklar yatmadan önce bir saat kadar onları görür. Sizin böyle bir hayatınız olmayabilir ama çoğumuzun böyle bir hayali var. Oysa ilişkilerimize, çocuklarımıza, kardeşlerimize, ebeveynlerimize, arkadaşlarımıza ne kadar emek verirsek karşılığını da o kadar alırız. Harekete geçen, telefon açan, iletişimde kalan biz olmalıyız. Onlar bunu yapmıyorsa? Sorun değil, çünkü siz artık kural oyuncususunuz.
Yapacağınız şey bu olmalı. Böylece hayatınıza yön vermekte, suçluluk duygusunu eyleme dökmekte (çünkü aradınız, yazdınız, iletişimde kaldınız, suçluluk duyacak bir şeyiniz yok) affetmekte (onlar aramadı, yazmadı, iletişim kurmadı), genel olarak ilişkilerde son derece başarılı olursunuz. Erdemliliği ele alıp arkadaşlığı ilk sunan siz olursunuz, affeden ve unutan ilk siz olursunuz (sorun ne olursa olsun, kural oyuncuları kin tutmaz.)
Hayatınız ne kadar yoğun olursa olsun (kuralların sizi stresten kurtarıp, size boş zaman vereceğini umuyorum), o zamanı yaratın.
Çevrenizdekiler ve fark yaratacağınız kişilerle paylaşacağınız kaliteli zamanı siz yaratın. Sizi sevenlere, sizin için yaptıklarını zamanınızla geri ödeyin, adil bir değiş tokuş değil mi?
Onlar sizi seviyorlar, siz de kendinizden değerli bir şey veriyorsunuz. Evet, zamanınız ve ilginizden bahsediyorum. Bunu angarya gibi değil, isteyerek yapıyorsunuz. Kendinizi buna adayarak, bağlanarak, tüm kalbinizle isteyerek yapmayacaksanız hiç yapmayın daha iyi. Örneğin, çocuklarınızla vakit geçirirken işinizi düşünmenin veya bir yandan gazete okumanın veya akşam yemeğini hazırlamanın anlamı yoktur. Tamamen onların yanında olmanız gerek, yoksa dikkatinizin başka yerde olduğunu fark edip kandırıldıklarını hissederler.
Telefonda anneniz, babanız, eşiniz veya eski bir arkadaşınız aradığında, o sırada internette başka bir şeyle meşgul olsanız ya da bir e-posta yazıyor olsanız bile, ya tüm dikkatinizi onlara vermek için her şeyi bırakın ya da daha sonra aramayı teklif edin ve işiniz bittiğinde onları arayın. Bir gün gelir orada olmazlar, işte o zaman çaresizce gerçekten onlarla konuşmayı istersiniz, ancak artık çok geçtir. Sizin için önemli olan insanlara bugün zaman ayırın.
İlişkilerimize ne kadar emek verirsek karşılığını da o kadar alırız.