İkinci Mahmut ölünce yerine oğlu genç padişah Abdülmecid geçmiştir. Abdülmecid’in ilk icraatı Tanzimat Fermanı’nı ilan etmek olmuştur. Tanzimat’ın ilanında Mustafa Reşit Paşa etkili olmuştur. Mustafa Reşit Paşa önceden Paris ve Londra büyükelçiliklerinde bulunmuş, Batı yanlısı bir insandır. Tanzimat’tan itibaren Mustafa Reşit Paşa ve onun yetiştirdiği devlet adamları yönetimde bulunmuşlardır. 1853 yılında çıkan Osmanlı Rus Savaşı’nda İngilizler ve Fransızlar, Osmanlı’nın yanında yer almışlar, Osmanlı’ya borç vererek ekonomik ve siyasi yönden Osmanlı Devleti’ni zor durumda bırakmışlardır. Savaş sonunda bu devletler ve azınlıklar imtiyazlı duruma gelmişlerdir. Bu dönemdeki batı yanlısı devlet adamlarının yanında milli bir duruş sergileyen, dinimize ve kültürümüze bağlı, önemli devlet adamlarından birisi Ahmet Cevdet Paşa’dır.
Ahmet Cevdet Paşa 1823 yılında Bulgaristan’ın Lofça kasabasında doğmuştur. O tarihte Bulgaristan ve çevresi Osmanlı toprağıydı. Cevdet Paşa maddi ve manevi ilimlerde kendisini yetiştirmiş, devrin büyük ilim adamlarından ders almıştır. Hukuk tahsili alanında başarılı olmuş, Rumeli Kazaskerliği’nde kadı olarak göreve başlamıştır. Devlet kademelerinde hızla yükselmiş, Abdülaziz döneminde Adliye Nazırı (Adalet Bakanı) olmuştur. O dönemdeki Sadrazam Âlî Paşa ve diğer batı yanlısı devlet adamları Fransa medeni kanununu almak istemişlerdir. Cevdet Paşa bu fikre şiddetle karşı çıkarak “Biz kendi medeni kanunumuzu kendimiz yaparız” diyerek bir medeni kanun yapma çalışmasını başlatmıştır. Cevdet Paşa’nın başkanlığında bir komisyon çalışmaya başlamış, 1868-1876 yılları arasında 1851 maddeden oluşan medeni kanun ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalarda padişah Abdülaziz’in desteğini almıştır. Bu medeni kanunun adı “Mecelle-i Ahkam-ı Adliye” olmasına rağmen kısaca Mecelle denmiştir. Mecelle 1876’da yürürlüğe girmiş, 1926 yılına kadar ülkemizde uygulanmıştır. Bu kanun İslam dini esasları ve kültürümüz göz önünde tutularak hazırlanmıştır. Cumhuriyetin ilanından itibaren bu kanun 3 yıl uygulanmıştır. 1926’da İsviçre medeni kanunu alınarak Mecelle yürürlükten kaldırılmıştır.
Mecelle’nin temel kaidelerinden bazıları şunlardır:
1- “Beraet-i Zimmet esastır.” Bu kural dünya hukuk tarihinin temelini teşkil eder. Günümüzde de bu kural bütün açıklığıyla geçerlidir. Bunun anlamı bir insanın suçu ispat edilinceye kadar suçsuz olduğu kabul edilir. Cürm-ü Meşhut (suçüstü hali) dışında.
2- “Sü-i Misal misal olmaz.” Bu önemli bir hukuk kaidesidir. Suç teşkil eden bir işi yapan kişi aynı işi yapan bir başkasını emsal gösteremez. Örneğin “Niçin sahtekarlık yaptın denildiğinde filan kişi yaptı, ben de yaptım diyemez.”
3- “Def-i Mefasid Celb-i Menafiden Evladır.” Bu kural bütün insanlığın yararına olan temel bir kuraldır. Fayda getirecek bir işi yapmak aynı zamanda bir fesadı da yapmayı gerektiriyorsa bu fesattan kurtulmak için menfaatin terkedilmesi daha iyidir.
Biz burada 1851 maddesi olan mecellenin temel kurallarından sadece üçünü ele aldık. Sayfamız diğerlerini anlatmamıza yetmeyecektir.
Ahmet Cevdet Paşa hukukçu bir devlet adamı olmasına rağmen hukuk dışında aynı zamanda önemli bir tarihçidir. “Tarih-i Cevdet” önemli bir tarih kitabıdır. Dünyaca meşhur olan ülkemizde en çok okunan “Kısas-ı Enbiya” adlı kitabı temel bir kaynaktır. Bu kitapta peygamberimize gelinceye kadar bütün peygamberlerin hayatları, mücadeleleri, kıssaları ele alınmış, insanlarımızın anlayacağı şekilde izah edilmiştir. Peygamberlere olan ihtiyaç, peygamberlerin görevleri, Allah’ın bu peygamberleri örnek olarak seçmesi izah edilmiştir. Ayrıca bizim peygamberimiz Hz. Muhammed daha geniş bir şekilde izah edilmiş, peygamberimizi sevmemiz, onu örnek almamız, onun yolundan gitmemiz anlatılmıştır. Bizim ve bütün insanlığın kurtuluşu peygamberimizin yolundan gitmemize bağlıdır. Hz. Muhammed bütün insanlığa gönderilmiştir. Kitabın sonunda peygamberimizin yakınları olan 4 halife dönemleri de anlatılmıştır. Bu halifelerin hepsinin seçimi farklı usullerle olmuştur. Hepsinin ortak yönü biat alınarak başa geçmiş olmalarıdır.
Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye Hanım, ülkemizin yetiştirdiği ilk roman yazarıdır. Bir kız öğrenci yurduna onun adı verilmiştir. Ayrıca paralarımızın bir yüzünde onun resmi vardır.
Ahmet Cevdet Paşa, Osmanlı’nın yetiştirdiği abide insanlardan biridir. 1895 yılında İstanbul’da ölmüştür. Mezarı Fatih Camii Haziresi’ndedir (bahçesindedir). Kendisini rahmetle anıyoruz.