Tarihimizdeki en önemli olaylardan birisi Çanakkale Savaşı’dır. Osmanlı Devleti’nin yıkılırken kazandığı iki önemli zafer vardır. Birisi 18 Mart 1915 Çanakkale zaferi, diğeri 29 Nisan 1916 Kutül Amera zaferidir. Kutül Amera zaferi, 2. Dünya savaşından sonra unutturulmuştur. (Bu konuyu ileriki zamanlarda yazacağız.) Çanakkale ülkemizin ve dünyanın en stratejik yerlerinden birisidir. Tarih boyunca bu önemini hep korumuştur. Çanakkale’nin tarihi zamanımızdan 5 bin yıl öncesine kadar gitmektedir. Buraya ilk yerleşenler: Truvalılar, Akalar, Spartalılar (Yunanlı), Persler, Makedonyalılar (Büyük İskender), Romalılar, Bizanslılar, Türkler hakim olmuşlardır. Türkler bu bölgeye 1071 yılından itibaren sahip olmuşlardır. Türklerin hakimiyeti bin yıldır diğerlerininki kısa kısadır. Çanakkale hem İstanbul’un kapısı hem de Anadolu’nun kapısıdır. Çanakkale’de Gelibolu Fatihi Gazi Süleyman Paşa’nın, Osmanlı’nın önemli alim ve tarihçilerinden Yazıcızade Ahmet ve Mehmet Bican kardeşlerin türbeleri vardır. Ayrıca binlerce Çanakkale şehidinin mezarları vardır. Bizim için Çanakkale çok önemlidir.
28 Haziran 1914 tarihinde 1. Dünya Savaşı başlamıştır. Osmanlılar istemediği halde bir oldu bitti ile bu savaşa katılmıştır. 23 Aralık 1914 tarihinde Kafkas cephesinde savaş devam ederken İngilizlerin başını çektiği İtilaf Devletleri Çanakkale’ye gözlerini dikmişlerdir. İngiliz, Fransız ve onların sömürgelerinden oluşan büyük bir ordu ve donanma Çanakkale Boğazına doğru hareket etmiştir. 3 Kasım 1914 tarihinde İngilizler boğazın girişinde Settül Bahir bölgesinde saldırıya geçmişlerdir. Bu savaşta İngilizlerin iki amacı vardır. Görünürdeki hedefleri boğazı geçerek Karadeniz üzerinden zor durumdaki Ruslara yardım etmektir. Gerçek gayeleri ise İstanbul’u işgal ederek Osmanlı devletini yıkmak, hilafeti dağıtmaktır. Bu gayelerini Osmanlı Devleti çok iyi bildiği için bütün gücünü kullanarak düşmanı Çanakkale’ye sokmamayı hedeflemiştir.
Savaşta Osmanlı Devleti Almanlarla müttefiktir. Osmanlı’nın komutanları resmi başkomutan Sultan Reşat’tır. Fiili başkomutan Sultan adına Başkumandan vekili Enver Paşa’dır. Çanakkale cephe komutanı Alman General Liman Von Sanders’tir. Yardımcıları ise Esat Paşa, Vehip Paşa, Cevat Paşa’dır. Bunların dışında albay, yarbay, binbaşı düzeyinde Osmanlı komutanları vardır. Mustafa Kemal kaymakam (yarbay) rütbesiyle 19. Tümen komutanıdır. (Anafartalar cephesinde geniş olarak anlatılacaktır.) İtilaf devletlerinin komutanları ise Hamilton, Amiral Carden, Robeck, İngiliz denizcilik bakanı Churchill’dir. 3 Kasım 1914’te başlayan savaş aralıklarla 18 Mart 1915 tarihine kadar devam etmiştir. Bu savaşlar Türk tabyalarına top atışları, savunma hatlarını bozma, yıpratma savaşları şeklinde devam etmiştir. Osmanlı Devleti buranın önemini bildiği için şu tedbirleri almıştır: 1. Boğazın giriş kısmına Settülbahir (Denizin duvarı) kalesi, 2. Boğazın orta bölümünde her iki tarafta (Gelibolu ve Anadolu) Kilitbahir Kalesi ve Kale-i Sultani kalelerini yaptırmıştır. 3. Abdülmecid, Mecidiye tabyalarını 2. Abdülhamid, Hamidiye tabyalarını yaptırmıştır. Bu tabyalar dış görünüş itibari ile çalılık alan görünümündedir. İç kısmı ise savunma amaçlı askeri malzemelerin bulunduğu bölgelerdir.
18 Mart tarihine kadar buralarda karşılıklı çatışmalar çıkmıştır. Düşman bu bölgeleri top atışları ile yıpratmıştır. 18 Mart tarihinde düşman bütün gücü ile saldırarak boğazı geçip İstanbul’a girmeyi hedeflemiştir. Türk tarafı ise düşmanı boğazlardan geçirtmemeye kararlıdır. Burada müstahkem mevkii komutanı (Boğaz komutanı) Cevat Paşa bütün tedbirleri almış, Boğazın Anadolu tarafına geçmiştir. Kurmay başkanı Selahattin Adil Bey, Gelibolu tarafındadır. Şöyle bir olay yaşanmıştır: 18 Mart’tan 3-4 gün önce Tophaneli Hakkı Bey bir rüya görür. Rüyasında Peygamberimiz ona “Karanlık Limanı’na mayınları döşe.” der. Hakkı Bey uyanınca sevinçle bunu Binbaşı Nazmi Bey’e ve Selahattin Adil Bey’e anlatır. Elde 26 mayın vardır. Alman subaylar bu mayınlar eski patlamaz derler. Fakat Adil Bey, Hakkı Bey, Nazmi Bey mayınları döşemeye karar verirler. Olay çok risklidir. Boğazda İngiliz gemileri vardır. Her şeyi göze alarak Tophaneli Hakkı Bey ve Binbaşı Nazmi Bey gece Nusret mayın gemisinin ışıklarını söndürerek 26 mayını döşerler. Başarılı olarak geri dönerler. O sırada Hakkı Bey kalp krizi geçirmiştir. Doktorlar gitme derler. Hakkı Bey vatan daha önemli diyerek bu işi başarır. 18 Mart zaferinden hemen sonra Hakkı Bey şehit olur. Olay şu şekilde gelişmiştir: 18 Mart sabahı düşman 16 büyük savaş gemisi ile boğazı zorlamaya başlarlar. Karanlık Limanı boğazın en geniş yeridir. Burada gemiler manevra yaparlar. Bu sırada Fransızların en büyük gemisi Bouvet mayına çarparak batar. Onun yerine gelen İngiliz savaş gemileri İrresistible ve Inglexible zırhlı gemileri de batarlar. Bunları takip eden Suftren ve Gaulois zırhlıları ağır yara alır. Seyit Onbaşı 250 kiloluk top mermisini namluya sürüp ateşler. En büyük savaş gemilerinden Ocean savaş gemisinin dümen tertibatını darmadağın ederek batırır. Düşmanın diğer gemileri de ağır hasar alır. Düşman Çanakkale geçilmez diyerek geri çekilir. DEVAMI gelecek hafta…