18 Mart 1915 akşamı düşman “Çanakkale geçilmez” diyerek geri çekilmiştir. Bu olay milletimiz için büyük bir zaferdi. Burada, Enfal suresinin 17. ayeti gerçekleşmişti. Ayet şöyledir: “Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabii tutmak için yapmıştı. Doğrusu o işitir ve bilir.”. Bedir Savaşı’nda Müslümanlar çok zayıf ve az oldukları halde, büyük bir zafer kazanmışlardı. Bu ayet, bu olay üzerine gelmiştir. Çanakkale Savaşı’nda Seyit Onbaşı 250 kiloluk top mermisini tutmuş, fakat mermiyi kaldıran ve isabet ettiren Allah’ın yardımcı kuvvetleriydi.

Düşman, 18 Mart’ta denizde yenilerek geri çekilmiş fakat bir de karadan saldırmayı deneyerek 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu yarımadasına karadan saldırmıştır. Olay bir hayli geniş ve uzundur. Burada iki örnekle özetlemeye çalışacağız. Düşman, bütün gücü ile Gelibolu yarımadasına çıkarken Ertuğrul Koyu’nda Ezineli Yahya Çavuş düşmana karşı koymuş, büyük kayıplar verdirmiştir. Savaşta bölük komutanı şehit düşünce Yahya Çavuş bölüğün idaresini ele almış, düşmanı bir adım ilerletmemiştir. Yahya Çavuş’un 60 kadar askeri vardır. İngiliz kuvvetleri komutanı, Yahya Çavuş’un birliği için “Karşımızda mutlaka bir tümen var” demiştir. Yahya Çavuş’un 60 askeri düşmana bir tümen gibi gelmiştir. Yahya Çavuş ve bütün askerleri şehit olmuştur. Ertuğrul Koyu bölgesinde şehitlikte, huzur içerisinde yatmaktadırlar.

Diğer önemli bir olay, 57. Alay’dır, İngiliz kuvvetleri bütün gücü ile karadan saldırıya geçmiş, Gelibolu’yu geçerek İstanbul’a ulaşmayı hedeflemiştir. Alay komutanı Hüseyin Avni Bey bütün gücü ile karşı koymuş, düşmanı ilerletmemiştir. Alayın üçte ikisi şehit olmuş, Alay komutanı da şehit düşmüştür. Ordumuzdaki alaylar içerisinde en kahraman alay olarak kabul edilmiştir. Gelibolu’da Anafartalar’a giden yol üzerinde 57. Alay Şehitliği vardır. Şehitlerimiz burada huzur içerisinde yatmaktadırlar.

Bu savaşta Mustafa Kemal yarbaydır (kaymakam) ve 19. Tümen Komutanı’dır. 19. Tümen, ihtiyat (yedek) tümeni olmasına rağmen Mustafa Kemal inisiyatif kullanarak savaşa müdahale etmiştir. Askerin geri çekildiğini görünce askere “Yat ve süngü tak!” emrini vererek düşmanı durdurmuştur. Anafartalar Cephesi’nde Arıburnu ve Conkbayırı bölgelerinde başarı göstermiştir. Savaşta askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” diyerek bölgesini başarılı şekilde savunmuştur.

25 Nisan’da başlayan kara savaşları 9 Ocak 1916 tarihine kadar devam etmiştir. Savaşın başlangıcından sonuna kadar yaklaşık olarak 15 ay geçmiştir. Bunun 8 buçuk ayı fiili olarak silahların patladığı, savaşın hiç durmadığı zamandır. Bu savaşta 253 bin şehit vermişiz. Fakat düşman içeri giremeyerek dönüp gitmiştir. Savaş bittikten sonra İngiltere hükümeti bakanlar kurulunu toplamış, o günkü Denizcilik Bakanı Churchill’e sormuşlar; “Bu savaşta bizim kazancımız nedir?” Churchill şöyle der: “253 bin yetişmiş Türk gencini yok ettik.” Bu şehitlerimizin bir kısmının mezarı Çanakkale’de, bir kısmının ise ülkemizin çeşitli yerlerindedir. Mesela, yaralı olarak İstanbul’a gelenlerden ölenler İstanbul’a defnedilmiş, Menderes döneminde İstanbul’a geniş yollar açılırken bu şehitlerin kanlı naaşları alınarak diğer mezarlıklara nakledilmiştir.

İngilizler girdikleri her yerde büyük huzursuzluklar çıkarmışlardır: Hint yarımadası, Filistin, Orta Doğu, Kıbrıs bunlara örnektir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizlerin yerini ABD almıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkemizde sağ-sol çatışması çıkararak öz kardeşleri birbirine düşman etmişlerdir. 21. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde (15 Temmuz 2016) kendi meclisini bombalayacak kadar gözü dönmüş, elinde bayrak olan sivil vatandaşına kurşun sıkacak kadar vahşileşmiş bir nesil ortaya çıkmıştır.

Gelibolu yarımadasının “Hisarlık Tepe” denilen bölgesinde güzel bir şehitlik yapılmıştır. Burada şehitlerimizi temsilen güzel mezarlar, yeşillikler, çiçeklikler yapılarak şehitlerimiz yad edilmiştir. Buradaki şehitlikte Yemen’den Bosna-Hersek’e kadar her yerden şehitlerimiz vardır. Buraya büyük bir abide yapılmıştır. Abide 1950’den itibaren yapılmaya başlanmış, son şekli 2004 yılında Recep Tayyip Erdoğan tarafından tamamlanmıştır. Abidede Çanakkale Savaşı resimlerle, yazılarla gösterilmiştir. Abidenin yanında minareden yüksek, çapı minareden büyük dev bir bayrak direği ve gönderinde şehitliğin her yerinden görülen büyük bir Türk bayrağı vardır.

Alanya’nın Alara Mahallesi’nden Minare Ali’si adında bir şehidimiz vardır. Gelibolu Şehitlik Müzesi’nde künyesi vardır. Şehidimizin torunu emekli kurmay Albay Mustafa Akyol’dur. Mustafa Akyol, yurt içi ve dışında görev yapmış, Alanya’nın yetiştirdiği önemli bir değerimizdir. Alanya’nın Mahmutseydi Mahallesi’nden Ağaçbacak Hasan Ağa Çanakkale gazisidir. Bir bacağını kaybederek Alanya’ya dönmüş, kendisi ağaçtan protez bacak yaparak hayatını devam ettirmiştir. Bundan dolayı “Ağaçbacak” demişlerdir. Oğlu merhum Ahmet Ağa (Ağaçbacağın Ahmet) Alanya Devlet Hastanesi’nde sağlık memuruydu. Torunu Hasan, buğday tüccarıdır. Çanakkale şehit ve gazilerine rahmetler dileriz.