Alanya, turizmin en gözde şehirlerinden biri olarak ülke tanıtımında stratejik bir role sahiptir. Sadece bir tatil kenti değil, aynı zamanda kültürel mirası ve ekonomik dinamizmiyle Türkiye'nin dış dünyadaki vitrinlerinden biri. Bu yönüyle Avrupa ve Asya penceresinden bakıldığında Alanya ülkemizde birçok büyük şehirden bile daha çok tanınan bir kent konumunda.
Alanya, Türkiye’nin "deniz-kum-güneş" imajını en güçlü yansıtan kentlerinden biri olsa da son yıllarda bu imajı spor ve sağlık turizmiyle çeşitlendirerek, ülke tanıtımın lokomotifi haline geldiği bir gerçek.
Alanya'yı ülkemizin diğer bölgelerinden ayıran en büyük özelliklerden birisi, çok sayıda yabancı uyruklu vatandaşın burada mülk edinip yaşamasıdır. Bu durum Alanya’nın ülke tanıtımına verdiği katkının bir yansımasıdır.
Alanya, Türkiye’nin dış ticaretine ve gayrimenkul sektörüne ciddi bir girdi de sağlar. Alanya yabancılara konut satışı konusunda Türkiye'nin lider bölgelerinden biri. Bu durum, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güvenini de simgeler.
Alanya’da en az 70 farklı ülkeden insanın bir arada huzurla yaşaması, Türkiye’nin "misafirperver, hoşgörülü ve Güvenli Ülke " imajına doğrudan katkı sağlar. Burada yaşayan yerleşik yabancılar, kendi ülkelerindeki çevrelerine Türkiye’deki yaşam kalitesini ve güvenliği anlatarak doğal birer tanıtım elçisi de oluyorlar.
Alanya Kalesi ve Kızılkule, Selçuklu mimarisinin en görkemli örnekleri olarak Türkiye'nin tarihi derinliğini temsil ederek, bölgenin ve ülkenin tarihi ve kültürel yönden tanıtımını yaparken, Kleopatra gibi dünyaca ünlü plajlar, Türkiye’nin temiz ve güvenilir bir destinasyon olduğu algısını da oluşturur. Alanya’nın simgelerinden Damlataş Mağarası ve bölgenin arkeolojik yönden zenginliği, Türkiye’nin sadece eğlence değil, bir kültür rotası olduğunu da kanıtlar. Ayrıca Uluslararası Triatlon Yarışları, bisiklet turları ve plaj voleybolu turnuvaları sayesinde Alanya, uluslararası sporun merkezlerinden biri olarak dünya basınında kendisine fazlasıyla yer bularak ülke tanıtımına büyük bir katkı sunar.
Bütün bu bileşenler bir araya gelince Alanya, Türkiye’nin turizm gelirlerinde ve tanıtımında devasa bir paya sahip oluyor. Bu ekonomik güç doğru yönetildiği takdirde Türkiye’nin turizm altyapısını modernize etmesine ve dünya standartlarında rekabet etmesine olanak sağlayabilir. Alanya ülke tanıtımı için verdiği mücadelede yalnız bırakılmaz ve desteklenirse; Alanya ülkemizin dış dünyaya açılan en modern pencerelerinden biri olabilir. Şehrin akil insan temsilcilerinden tutun da şehirde faaliyet gösteren bütün odaların ve esnafın sergilediği "Turizm bilinci", ulusal markamızın prestijini yukarı taşıyabilir.
Eğer bugün Türkiye, dünyanın en çok ziyaret edilen ülkeleri arasında üst sıralarda yer alıyorsa, bunu Alanya için tanımladığımız çeşitliliğe borçludur.
Sonuç olarak ülke tanıtımı, Alanya üzerinden; tarih, doğa ve sosyal yaşamın iç içe geçtiği bir model sunarak Türkiye’nin "modern, güvenli ve keşfedilmeye değer" bir ülke olduğu mesajını bütün dünyaya ileterek bizlere de şu mesajı veriyor:
Alanya’yı korumak ve tanıtmak, Türkiye’nin geleceğine ve tanıtımına yatırım yapmaktır…