Yine o mevsim geldi çattı. Alanya sahilinde güneş yüzünü gösterirken, yarım saatlik tırmanışın ardından kendimizi "Kuş Yuvası’nın o ürperten ama bir o kadar da büyüleyici’’ manzarasının kucağında buluyoruz. Kimi zaman kendimizi bulutların üzerinde kimi zaman beyazlar içinde Toroslar’ın zirvesinde ama doğanın gerçeğiyle yüz yüze. Alanya’yı Sarıveliler’e yani Akdeniz’i İç Anadolu’nun bağrına bağlayan bu yol, yıllardır aynı sorun sarmalının tekrarlayan çözülemez bir döngüsü sanki.

Bu yol sadece Alanya’yı Sarıveliler’e bağlamıyor. Karamanın Ermenek, Başyayla ilçeleri dâhil tüm Taşeli coğrafyasının Akdeniz’e ulaşma umudu. Aynı zamanda ekonomik döngünün can damarı. Kışın Alanya ile Sarıveliler arasındaki o kadim ve çetin yol, bölge insanı için sadece bir ulaşım güzergâhı değil; bir sabır sınavı, bir şoförün evine ekmek götürme mücadelesi, bazen de ambulansın bir hastayı umuda ulaştıran bir yol hikâyesi. Ancak bugün 2026’nın Ocak ayındayız ve yine benzer manzaralar geçmişten günümüze tekrarlanan ve güncellenen film senaryoları gibi tekrar tekrar izliyoruz. Yolda kalan araçlar, zincirsiz yola çıkanlar, kış lastiği ile henüz tanışmayan sürücüler.
Bütün bunlar bir yana Sarıveliler halkı için Alanya, sadece komşu bir ilçe değil; hastanedir, pazardır, rızık kapısıdır. Hal böyleyken, kışın bu yolun "çekilmez" hale gelmesi, sadece ulaşımı değil, hayatın akışını da etkiliyor. Zincir takmakla, kar küremekle bitmeyen bu dert; bölge insanının kaderi olmamalı.

Günümüzde kış şartlarında Sarıveliler istikametinden Alanya’ya doğru ilk defa yolculuk yapan birisi Kuş Yuvası tünelleri çıkıncaya kadar konforlu bir şekilde yol kat ederken tüneller çıkışı yol birden daralıyor ve kötüleşiyor ki sanki Alanya’ya değil de henüz gelişmemiş bir coğrafyaya doğru yol aldığınız hissi oluşuyor. Bu da insanların zihninde Alanya’nın marka değeri konusunda soru işaretleri oluşmasına neden oluyor. Kış şartlarında ağır tonajlı bir araç Kuş Yuvası bölgesinde yolda kaldığı zaman yolun durumundan dolayı diğer araçlar da yolda kalıyor. Zaten oldukça dar olan kuş yuvası yolu tıkanıyor ve kilometrelerce araç zinciri oluşuyor. Bu durumda bir çile oluşuyor ki yaşamayan bilmez.
Son zamanlarda devletimiz elini uzattı da dev tüneller bir bir açıldı. Bugün 10’dan fazla tünel sayesinde kış şartlarında o korkunç uçurumları görmeden, güvenle geçiyoruz. Ancak tüneller bittiğinde kışın gerçek yüzüyle hala burun buruna geliyoruz. Kuş Yuvası yolunun en sorunlu bölümü hala bakımsız ve ilgiye muhtaç ve kışa hazırlıksız.
Karayolları ekiplerimiz 7/24 sahada. Kar püskürtme araçları, greyderler, tuzlama araçları hepsi yoğun şekilde sahada. Ama doğa, Toroslar’da özellikle Kuş Yuvası’nda kendi kurallarını koyuyor. Tipi başladığında görüş mesafesi sıfıra iniyor, buzlanma ulaşımı felç ediyor. Yatırım programlarına baktığımızda, bölgedeki çalışmaların 2028 yılına kadar yayılmış bir takvimle devam ettiğini görüyoruz. Özellikle Sapakhan-Alanya istikametine doğru proje kapsamındaki tüneller bir an önce hayata geçirilmeli, geriye kalan yolların bir an önce bitirilmesi vatandaşın en büyük dileği.
Kar mücadelesinin sadece Alanya veya Sarıveliler merkezli değil, Kuş Yuvası geçidinin tam ortasında kurulacak modern istasyonlarla yönetilmesi projeleri hayata geçirilirse Alanya –Kuş Uuvası-Sarıveliler yolu kış şartlarına galip gelebilir.
O güne kadar bize düşen; kışın bu yolu kullanırken "Toroslar’ın şakasının olmadığını" doğanın kendi kuralları olduğunu hatırlamak, zincirsiz ve hazırlıksız yola çıkmamaktır.
Toroslar’ın ve Kuş Yuvası’nın zirvesinde karın ve çilenin değil, ulaşım konforunun konuşulduğu kışlara kavuşmak dileğiyle...