Bir milletin ulus bilincinin can damarı bayraktır. Ulusal bilinç sadece aynı dili konuşmak aynı kara parçasında yaşamak değildir. Asıl bilinç; acıda, sevinçte ve geleceğe dair kurulan hayallerde birleşmektir. Bayrak; bu ortak kaderin birleştirici gücüdür. Büyük Türk milletinde oluşan ulusal bilincin en büyük bileşeni şanlı bayrağımızdır. Aynı zamanda milletimizin hafızası, onuru ve toplumsal sözleşmesinin tek öznesidir.
Türk tarihini derinlemesine incelediğimizde, varoluş mücadelelerimizin merkezinde hep o kutsal simgeyi görürüz. “Bayrak’’ Neden mi? Çünkü bayrak, bireyi "biz" yapan en zor zamanlarda hepimizi gölgesinde toplamayı başaran en güçlü bağ. Kimi zaman kurt başlı bir sancak, kimi zaman üç hilalli bir bayrak, kimi zaman üç kıtaya hakim şanlı bir bayrak.
İşte bu yüzden Türk bayrağına yapılan her saldırı, yalnızca bir kumaşa bir göndere değil; ortak hafızamıza, birlikte yaşama irademize ve bu kadim topraklarda kurduğumuz kader birliğine yöneliktir. Gölgesinde yaşadığımız Ay Yıldızlı Bayrak; bir siyasi görüşün, bir grubun ya da bir dönemin simgesi değildir. Bayrak, Çanakkale’de yan yana şehit düşenlerin, Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza direnenlerin ve bugün farklı düşüncelerine rağmen aynı vatan toprağında yaşayan milyonların ortak değeri ve kutsalıdır.
Türk bayrağı hepimizin onuru ve gururu toprak altında kefensiz yatan binlerce yiğidin bize emaneti. Şimdi birlik olma zamanı.
Kuşaklar değişir, siyaset değişir, ekonomi değişir; ancak bayrak; geçmişle gelecek arasındaki sarsılmaz bir köprü olarak kalır. Dünyanın neresinde olursanız olun, o renkleri ay ve yıldızı, şanlı bayrağımızı gördüğünüzde hissettiğiniz güven duygusu, yaşadığınız duygusallık ulus bilincinin ta kendisidir.
Bayrak sadece şehit evlerine asılan simgesel bir kumaş değil, ortak bir acının, gurunun, uğruna ömürlerin vakfedildiği temel unsurdur.
Bu nedenle bayrağa uzanan el, aslında toplumsal birliğimizi hedef alır. Ama bilinsin ki bu milletin mayasında ayrışma değil, dayanışma vardır. Bayrağa yapılan saldırılar karşısında sessiz kalmak, ayrılığı besler; birlik içinde durmak ise bu ülkenin en büyük gücüdür. Türk milleti, zor zamanlarda farklılıklarını bir kenara bırakıp ortak değerlerinde kenetlenmeyi defalarca başarmıştır. Şanlı bayrağımız üzerinden oynanan provokatif oyunlar Türk milletinin kararlı duruşu sayesinde tekrar bertaraf edilecektir. Çünkü bayrak, bizi ayrıştıran değil; bizi bir arada tutan en güçlü bağdır.
Geçtiğimiz günlerde şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırı, sadece bir sembole değil, bu toprakların ortak değerlerine, birliğimize ve kardeşliğimize yapılmış bir saldırıdır. Bazı çevrelerin, toplumsal sinir uçlarımızla oynayarak kaos devşirme çabası yeni değildir; ancak unuttukları bir şey var uğruna yüzbinlerce şehit verdiğimiz şanlı bayrağımız, siyasi görüşlerin, ideolojilerin ve farklılıkların çok ötesinde; hepimizi birleştiren en büyük çatıdır.
Unutmayalım ki; rüzgâr ne kadar sert eserse essin, kayadan koparacağı sadece tozdur. Bizim birliğimiz o kadar sağlam, bayrağımıza olan sevdamız o kadar derindir ki şanlı bayrağımızı dalgalandıran rüzgâr değil, büyük Türk milletinin ona olan sarsılmaz inancıdır.