Alanya Kalesi ülkemizdeki en sağlam ve örnek kalelerden biridir. Bu kalemizin kapıları da önemlidir. Bu kapıları sırasıyla izah edeceğiz.

Kale Kapısı (Ana Kapı):
Bu kapı kitabelidir. Kitabesi; “Yüce Sultan, büyük hükümdar, din ve dünyanın ulusu, ülkeler fatihi, emir-ül mümininin iktidar ortağı, Keykubat”. Kapının ikinci kitabesi “aciz kul Karaca” üçüncü kitabesi “628 senesinde” şeklindedir. Kapıdan itibaren üç bölümlü sahanlık vardır. Sahanlık kitabesi; “Yüce Sultan, din ve dünyanın ulusu, emir-ül mümininin burhanı, Keyhüsrev oğlu Keykubat”. Kapı sahanlığının dış yüzündeki kitabe; “Aciz kul Yakut Otakbaşı, tarih 623 senesinde”. Kapının girişinde sahanlıklar vardır, doğrudan içeriye girilmez. Giren yabancılar burada sorgulanır, daha sonra içeri girilirdi. Bu kapıya Kuyularönü Camisi’nin karşısından eski hastanenin önünden gidilir. Bu kapının sağ tarafından sur görünümü bozulmadan bir otobüs geçecek kadar açılmış, kale yolu meydana gelmiştir.

ER KAPI:
Ana kapıdan girişte kale camiine doğru düzgün olmayan patika yoldan gidilerek bu kapıya varılır. Bu kapı Kale Camisi’nin hemen altındadır. Bu kapının da sahanlığı vardır. Bu kapıdan caminin bahçesine çıkılır.

EHMEDEK KAPISI:
Caminin önünden kuzeye doğru gidilen dar yola girdiğimiz zaman kalenin Ehmedek bölümüne varırız. Buradaki kapıya Ehmedek kapısı denir. Teleferik ile kaleye gidenler bu kapıdan girerler.

İÇ KALE KAPISI:
Kale Camisi’nden Akşebe Sultan istikametine gidince İç Kale Kapısı’na varılır. Bu kapı büyük bir kapıdır. İç kısmında büyük bir sahanlık vardır. Burada görevliler vardır.

TOPHANE KAPISI:
İskeleye giderken Kaptan Oteli’ni geçince sağa giden rampaya çıkınca bu kapıya varılır. Bu kapı günümüzde kapalıdır, kullanılmamaktadır. Yanındaki sur yıkılarak yol açılmıştır. Bu yol Andızlı Cami’ye, Şakirler Camii’ne (Tahta Minareli), Esed Dede mezarına çıkar. Andızlı Camii’den itibaren yol dardır. Vasıta girmez.

MEYYİD KAPISI:
Bu kapı Kızılkule’nin kapısının önünden batıya doğru gittiğimiz zaman orijinal taş kaplama bir yoldan bu kapıya ulaşırız. Bu yol yaya yoludur. Kapının kitabesi; “Es Sultan Ala’üd-dünya ve d’din” bu kapıya Meyyid Kapısı denmesinin sebebi Tophane ve Suriçi’nde yaşayan insanlar ölünce bu kapıdan geçirilerek mezarlığa götürülürdü. Eski Alanya mezarlığı bugünkü Ziraat Bankası çevresi idi.

İSKELE KAPISI:
Bu kapı Kızılkule önünden denize açılan bir kapı idi. 1902 yılında Alanya Kaymakamı olan Cemal Keşmir döneminde İskelenin yapımında kullanılacak taş temini için yapılan çalışmalar sırasında kapı yıkılarak kaybolmuştur. Bu kapının kitabesi Alanya müzesindedir. Kapı kırılırken kitabenin alt kısmı da kırılmıştır. Kitabe şu şekildedir: “Bu mübarek kaleyi imar etti”. Bu kısım kitabenin kalan kısmıdır.

Günümüzde turlarla Alanya Kalesi’ne gelenlerin ziyaret için girdikleri, turnikelerden sonraki kapı sonradan açılmıştır. Kale yolu yapıldığı zaman kaleye girişin en uygun yeri burası olarak tespit edilmiş, sur bozulmadan bu kapı açılmıştır. Kale yolunun yapımında Kızılkule ve Kale surlarının restore edilmesinde dönemin Antalya Milletvekili Alanyalı Ahmet Tokuş etkili olmuştur. Günümüzdeki kale yolu ve iskele yolu onun gayretleri ile açılmıştır. Halk arasında “Kalenin yolu yokuş, Nur ol Ahmet Tokuş” sözü söylenir olmuştur.

Kitabelerde geçen Yüce Sultan, Büyük Hükümdar, Din ve Dünyanın ulusu, iki denizin sultanı, Milletlerin hakimiyetini elinde tutan gibi kavramlar hükümdar için söylenirdi. Bunun sebebi, vatandaş hükümdarın gücüne, büyüklüğüne, adaletine, cesaretine inanır ve güvenirdi. Hükümdardan sonraki devlet adamları, hükümdarın yanında kendileri için aciz kul ifadesini kullanırlardır. Buradaki aciz kelimesi hükümdarın yanında ikinci güç olmadığını belirtmek içindir. Günümüzde büyük insanların yanında bendeniz, acizane, fakir gibi ifadeler kullanılır.