1980 yılından itibaren öğretmenler için bir gün belirleme çalışması yapıldı. En uygun zaman olarak 24 Kasım belirlendi. 24 Kasım 1928’de Atatürk başöğretmenliği kabul ederek yeni harfleri halka tanıtma çalışmasını başlattı. Öğretmenliğin çok önemli bir meslek olduğunu belirterek “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” demiştir. Ülkemizde öğretmen yetiştirmek için 1927 yılında Ankara’da Gazi Muallim Mektebi’ni açarak bu çalışmayı sürdürmüştür. 1981 yılından itibaren 24 Kasım tarihleri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. O gün emekli olanlara plaket verilir, yeni başlayanlar için program yapılır, yılın öğretmeni konuşma yapar, öğretmenlikle ilgili konuşmalar yapılır, öğretmenlere ikramlarda bulunulur.
Bir çocuğun ilk öğretmeni annesidir. Onun için anne önemlidir. Anneler iyi eğitilmeli, çocuğa küçüklükten itibaren güzel davranışlar kazandırılmalıdır. Çocuk okula gittiği zaman öğretmeni onun için örnektir. Öğretmen bilgisiyle, duruşuyla, davranışlarıyla, kıyafetiyle örnek olmalıdır. Öğretmenler güzel insanları yetiştirdikleri zaman bu insanlar iş hayatına atılırlar, devlet yönetimine gelirler. Bir öğretmenin en mutlu anı bu öğrencilerini gördüğü andır.
Eğitim öğretime ve öğretmene önem veren toplumlar gelişmişler, büyük devletler kurmuşlardır. Osmanlı devleti kuruluşundan itibaren eğitime önem vererek gelişmiştir. Fatih medreseleri, Süleymaniye medreseleri eğitimin zirve noktasıdır. Bu medreselerde dünyanın en büyük bilim adamları ders vermiş önemli devlet adamları, alimler yetiştirmişlerdir. Fatih devrin en büyük matematikçisi olan Ali Kuşçu’yu çok yüksek maaşla Semerkant’tan getirerek bu medreselerde ders verdirmiştir. Osmanlı’nın önemli hükümdarlarının birer hocası vardır. Osman Gazi’nin Şeyh Edebali, Orhan Gazi’nin Geyikli Baba, Yıldırım Beyazıt’ın Emir Sultan, 2. Murat’ın Hacı Bayram-ı Veli, Fatih’in Akşemseddin, Kanuni’nin Yahya Efendi, Sultan Ahmet’in Aziz Mahmut Hüdai hocalarıdır. Bu alimler için danışman diyebiliriz. İstanbul’un fethi sırasında Fatih’i en çok gayrete getiren Akşemseddin olmuştur. Fatih Osmanlı devletini imparatorluk haline getirmiştir.
Anadolu Selçuklu devletinin krize girdiği Kösedağ Savaşı sonrası Mevlana halka öncülük etmiştir. Mevlana, Altunapa Medresesinde müderristir. Moğol istilası altındaki halka moral vermiş “Gel, yine gel, bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir” diyerek dağılan Selçuklu’nun yerine yeni bir devletin (Osmanlı) oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Kurtuluş Savaşı sırasında ülkemiz işgal altındayken Mehmet Akif çıkmış, “Korkma!” demiştir. Ülkemiz işgal altındayken halk fakir, çaresiz, endişe içindeyken Akif ülkeyi dolaşmış, halka moral vermiş, “Korkma!” diyerek İstiklal Marşı’nı yazmıştır. Akif, Halkalı Ziraat Mektebi’nde hocadır. Akif’in gayretleri sonunda Kurtuluş Savaşı kazanılmış Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Manevi değerlerin erozyona uğradığı bir dönemde Necip Fazıl çıkmış, “Ayağa kalk!” diyerek milleti uyarmıştır. Necip Fazıl, İstanbul Güzel Sanatlar Mektebi’nde hocadır. Bu çalışmalar sonunda yepyeni bir nesil yetişmiştir.
Yavuz Sultan Selim yöneticilerle giderken kazaskerin atının ayağından sıçrayan çamur hükümdarın kaftanına sıçrıyor. Oradakilerin endişesini gören hükümdar, “Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Bu kaftanı ben öldüğüm zaman tabutuma örtün” diyor. Bu kazasker Kemalpaşazade’dir. Devrin en büyük alimidir. Medreseler ve mahkemeler ona bağlıdır. Aynı zamanda şeyhülislamlık görevi de yapmıştır. Osmanlı dünyaya hükmeden büyük bir devlet ve medeniyet kurmuştur. Fas’tan Ukrayna’ya Yemen’den Viyana’ya kadar Osmanlı adalet, medeniyet, insaniyet, eğitim götürmüştür. Bugün bütün bu alanlarda ecdadımızın köprüleri, demiryolları, medreseleri, kütüphaneleri, türbeleri, şehitlikleri mevcuttur. Osmanlı zamanın süper devleti olmuştur. Günümüzün süper devlet denilen devletleri dünyaya zulüm getirmişlerdir. Bir deri kemik olan Afrika, Filistin, Afganistan, Irak, Doğu Türkistan, Sudan, Myanmar günümüzdeki süper devlet denilen Batı medeniyetinin eseridir.
Biz büyük bir medeniyetin sahibiyiz. Mimar Sinan'ı geçen bir mimar çıkmamıştır. Onun eserleri hala dünyanın en güzel eserleridir. Ali Kuşçu en büyük matematikçimizdir. İbni Sina en büyük doktorumuzdur. 20. Yüzyıl’ın başına kadar Avrupa’da onun kitapları ders kitabı olarak okutuluyordu. Barbaros Hayrettin Paşa’yı geçen bir denizci çıkmamıştır. Okullarda öğrencilerimizi milli ve manevi değerlerimize bağlı olarak yetiştireceğiz. Devrin bütün teknolojisini, bilimini öğreteceğiz. Vatan ve millet sevgisini kazandıracağız. Dürüst ve iyi ahlaklı öğrenciler yetiştireceğiz. Ülkemizin ve insanlığın kurtuluşu için tarih bizi çağırıyor.
Teröristler tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenimize, 15 Temmuz gecesi genelkurmay önünde şehit edilen Yusuf Elitaş öğretmenimize rahmetler dileriz. Alanya’daki rahmete ermiş öğretmenlerimize rahmetler dileriz. Hayattaki öğretmenlerimize sağlık ve mutluluklar dileriz.