Alanya’nın önemli değerlerinden olan Cemaleddin Sarıkadıoğlu’nu tanıtmaya çalışacağız. Oba’nın önemli ailelerinden olan Kadılar ailesindendir. Ailenin Oba’da ve İstanbul’da mülkleri vardır. Aile yılın bir kısmını Oba’da, bir kısmını İstanbul’da geçirir. Cemaleddin Sarıkadıoğlu 1906 yılında Oba’da doğmuştur. Halk arasında Cemal Bey diye meşhur olmuştur. Babası Osmanlı’nın son döneminin önemli kadılarından olan Tevfik Kadı’dır. Tevfik Kadı emekli olunca Oba’ya yerleşmiştir. Cemal Sarıkadıoğlu, İstanbul Robert Koleji mezunudur. İlk dönemler İstanbul’da yaşamıştır. Bir müddet İstanbul Deniz İşletmeleri Müdürlüğü’nde memur olarak çalışmış, 1948’de Alanya’ya gelerek Oba’daki konaklarında ikamete başlamıştır.
Cemal Bey, Alanya’ya geldikten bir yıl sonra Alanya’nın ilk gazetesi olan Alanya Postası Gazetesi’ni çıkarmıştır. Bu gazetede siyasi haberler, ülke sorunları, tarım ve ekonomi gibi konular işlenmekteydi. Alanya Cemal Bey’i ve gazetesini sevmiş, her sayısı halk arasında ilgi görmüştür. Tarımın, özellikle narenciye tarımının gelişmesi için çalışmış, bu konuda çiftçiler derneğini kurmuştur.
1954 seçimlerinde Demokrat Parti’den Antalya milletvekili seçilmek istemiş, fakat seçilememiştir. Daha sonra muhtarlık seçimlerinde Oba’ya muhtar olmuştur. Kendisi bir konuşmasında “Milletvekili olamadım, fakat Oba’ya muhtar oldum” demiştir. Oba muhtarlığını çok önemli olarak görmüştür. Oba, tarihi bir beldedir. Alaiye Beyliği’nin merkezi Oba’dır. Onun için Oba’ya hizmet en büyük şereftir.
Muhtarlık görevi sırasında Oba İlkokulu Müdürü Osman Yiğit ile okul bahçesinde oturmaktadırlar. O sırada posta memuru Ahmet Köseoğlu bir telgraf getirir, Cemal Bey’e verir. Telgraf Başbakan Adnan Menderes’ten gelmiştir. Telgraf şöyledir: “Cemalciğim, çarşamba günü Burdur’a geleceğim. Görüşelim. Adnan Menderes, Başbakan.” Cemal Bey’in evi Oba’da Kadılar Konağı’dır. Bu ev Alanya’nın en büyük evidir. Günümüzdeki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binasının aynısıdır. Ondan bir kat fazladır. Üç katlı olan bu bina L şeklindedir. L’nin kısa bölümünün çatısı damdır. Bu bölümde hizmetliler, görevliler kalırlar, zemininde ise ailenin at, deve gibi hayvanları barınırdı. L’nin uzun kısmında aileler oturur, zemin ise depo olarak kullanılırdı. Bu kısmın çatısı kiremitti. Bu binaya çocuklar arasında 200 pencereli ev denirdi. Çocuklar bayramlarda bu eve mutlaka giderlerdi. Çocuklara para ve ikramlarda bulunurlardı. Konağın bayanları İstanbul hanımefendileri idi. Evde 50’li yıllarda terlik giyerler, terlik sesi aşağılardan duyulurdu. Bu bina 70’li yılların sonunda bir yangın sonucu kül oldu.
Cemal Bey’in muhtarlığı döneminde Oba en büyük hizmeti görmüştür. Cemal Bey akıllı, çalışkan, dürüst, ileri görüşlü bir insandı. Sesi güzeldi, türkü söyler, mevlid okurdu. Aynı zamanda sportmen birisiydi. Muhtarlığı döneminde Oba’dan külhanbeyin birisi Karasaz bölgesinde önüne durup tehdit etmek istemiş, bu kişiyi boks darbesi ile kaçırmıştır. Adam bir hafta gözü morarmış olarak dolaşmıştır. Kendisine “Cemal Bey’e karşı gelmenin cezasını gördün mü?” demişlerdir. Cemal Bey’in bindiği iyi cins atı vardır. Kendisine ait otomobili vardır. Ruhsatlı tabancası vardır. Kendi parasıyla Oba yollarını genişletmiş, Alanya’ya otomobil ile gidip gelmeye başlamıştır. Ölmeden önce hastalığı sırasında tabancasını Ziraat Bankası’nın emanet kasasına bırakmıştır. 1982 yılında Oba Muhtarı bu tabancayı bankadan almıştır. Cami alanındaki köprüyü, Aşağı Oba’daki Eğri Köprü’yü, orijinalini bozmadan karayolları ile iş birliği yaparak otomobil geçecek şekilde genişletmiştir. Bu köprüler kitabesi olmamakla birlikte Selçuklu’dan kalmadır. Oba Camisi yapıldığı zaman minaresini kendi parasıyla yaptırmıştır. Günümüzdeki cami ile köprünün arasında bir fırın, iki tane de dükkan yaptırmıştır. Bu fırın Alanya’dan sonra en önemli fırınlardandır. Fırın ve dükkanların geliri uzun süre köy bütçesine katkı yapmıştır.
1958 yılına gelindiğinde Cemal Bey hastalanmıştır. Tedavi için İstanbul’daki evine gitmiştir. Bu dönemde oldukça zayıflamıştır. Kendisini hastayken görenler “Cemal Bey’i gözlerinden tanıyabildik” demişlerdir. 1958 yılında ölmüştür. Mezarı Feriköy Mezarlığı’ndadır. Bu değerli büyüğümüzü saygı ve rahmetle anıyoruz.