Alanya’da son yıllarda yaşadığımız en ciddi hukuki tartışmalardan biri kira ilişkileri ve tahliye konuları. Özellikle turizmin etkisiyle kira fiyatlarının artması kiracı ev sahibi dengesini iyice hassas hâle getirdi. Ne yazık ki hem kiracılar hem de malikler için ciddi mağduriyetler ortaya çıkabiliyor. Çünkü kirayı ödeyemeyen de çaresiz, kendi mülküne ihtiyacı olup içine giremeyen de.

Türk Borçlar Kanunu, bu dengeyi sağlamak için tahliye sebeplerini açıkça düzenlemiş. Her kafadan bir ses çıkan bu dönemde, gelin beraber sade bir dille bakalım: Ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda çıkarabilir?

Öncelikle, ev sahibinin konut veya işyeri ihtiyacı varsa tahliye davası açma hakkı var. Ama bu ihtiyaç keyfi değil, gerçek olmalı. Yani Canım evime yerleşmek istedi demek yetmez, gerçekten oturulacak başka yer yoksa mahkeme bu talebi dikkate alıyor. Bu nedenle, hukuken gerçek ve samimi ihtiyaçşarttır. Ayrıca bu dava, kira dönemi bittiğinde ve bir aylık yasal süre içinde açılabilir.

Bir diğer durum, yeni malik ihtiyacı. Yani taşınmaz satılırsa ve yeni malikin kendisinin ya da ailesinin ihtiyacı varsa, kiracıya yazılı bildirim yapılır ve ardından süre sonunda tahliye istenebilir. Burada da kanun diyor ki: Bildirim yapmazsan hakkını kaybedersin. Bu nedenle her şey usulüne uygun olmalı. Bazı mülklerde ise esaslı tadilat gerekiyor. Kiralanan yer kullanılmayacak hâle gelecekse, ev sahibi tadilat için tahliye talep edebilir. Amaç kiracıyı çıkarmak değil, gerçekten tadilat yapmaktır. Hukuk burada da samimiyeti ölçer.

Kiracı açısından en kritik konu tahliye taahhüdü. Bir kağıdaimza atıp “Şu tarihte çıkacağım” dendiğinde ve o tarih geldiğinde çıkılmazsa, ev sahibi bir ay içinde dava açar ve tahliye gerçekleşir. Bu belgeyi kiracı teslimden sonra vermelidir; zira teslimden önce alınan taahhüt geçersizdir. Kiracı kira borcunu sürekli geciktiriyorsa ve iki haklı ihtara sebep olmuşsa süreç yine tahliye ile sonuçlanabilir.

Hepimiz bu şehirde yan yana nefes alıyoruz. Kimse mağdur olmasın istiyoruz. Bu nedenle kiracının da ev sahibinin de hakkı var. Hukuk; öfke, baskı ya da duyguyla değil, usulle vedelille çalışır.
Güneşin bol olduğu bu şehirde hukuk herkes için gölge olsun.