Merhaba sevgili Şirinler ve 103. Köy'ün değerli okurları! Ben Şirin Baba.

Bugün size mantar evlerimizin huzurunu biraz olsun bozan, kafamı karıştırıp dumanlar çıkarmama neden olan, devasa bir konuyu anlatacağım: Alanya Balıkçı Barınağı'nın o koca ihalesi!

Biliyorsunuz, bizim Şirinler Köyü'nde de bir barınağımız var. Aslında o bir hayal barınağı. Düşündükçe büyüyen, istedikçe güzelleşen, tamamen Şirinlik üzerine kurulu bir yer. Gargamel'den saklandığımız gibi, büyük dertlerden ve kâr hırsından da saklanıyoruz orada.

Parayı Veren Düdüğü Çalar... Ama Şirinler de mi?

İşte o hayal barınağımızın karşısında, gerçek Alanya'da bir durum yaşanıyor. Benim sevgili balıkçı Şirinlerim –yani oradaki Balıkçılar Kooperatifi– bugüne kadar barınağı şirin bir ücretle, yılda sadece 1.5 milyon TL ile işletiyordu. Hem de kâr gütmeden, tamamen Şirin ruhuyla, yani hizmet için!

Ama biliyor musunuz, bu hafta gökyüzü birden karardı ve Şirinler Köyü'nün üzerine dev bir fiyat etiketi düştü! Tam 29 milyon 366 bin TL!

Şimdi gelin, bu durumu hepimizin bildiği o eski atasözüyle, yani "Parayı veren düdüğü çalar" hikayesiyle inceleyelim.

Şirin Baba soruyor: Bu düdüğü çalmak isteyen, gerçekten o balıkçı teknelerinin, o denizin ve o küçük barınağın ruhunu mu isteyecek, yoksa sadece o düdüğün çıkardığı paranın sesini mi?

Bizim hayal barınağımız, 162 bin metrekarelik devasa bir alana sahip. Ama biz orayı metrekaresine göre değil, içine sığdırdığımız umut ve emek miktarına göre değerlendiririz. Balıkçı Şirinler Kooperatifi Başkanı Şirin Başkan, aynen bizim gibi düşünüyor: "Biz burayı kâr amacı gütmeden işletiyoruz."

ŞİRİNLERİN HAYALİNDEKİ BARINAK

Şimdi gözlerinizi kapatın ve benimle birlikte Şirinlerin Alanya Barınağı'nı hayal edin:

Giriş: Kapısında lüks yatların değil, ağlarını onaran, yorgun ama mutlu yüzlü balıkçıların olduğu bir fotoğraf karşılar sizi.

İhale Şartı: İhaleyi kazanacak şirketten veya kooperatiften istenen ilk teminat, 8 milyon 809 bin TL değil, barınağın ruhunu koruma sözü ve her yıl köydeki 100 çocuğa bedava balık ikram etme şartıdır.

Kira Bedeli: Kira bedeli, barınağın güzelliğini, temizliğini ve balıkçılara sunduğu kolaylığı artırmak için harcanır. Paranın büyük kısmı, denizlerimizi temiz tutacak sihirli süpürgelere (yani çevre projelerine) ayrılır.

İşte Şirinler'de düdüğü çalmak böyle olur! Düdük sadece sesiyle değil, yaptığı iyilikle çalar.

Şimdi Ne Olacak Şirinler?

Gerçek dünyada ise Balıkçı Şirinlerimiz, 28 Kasım'daki ihaleye katılıp katılmayacaklarına karar verecekler. Önlerinde üç yol var:

Boyun Eğmek: Bu devasa fiyata boyun eğip, sadece kâr amacı güden bir işletmeye bırakmak. (Ki bu, Şirin ruhuna aykırıdır!)

Mücadele Etmek: Fiyatı yüksek bulmalarına rağmen, barınağın gerçek sahibinin kendileri olduğunu göstermek için o masaya oturmak.

Halkı Uyandırmak: Bu barınağın sadece bir ticari mülk değil, bir kültür ve bir yaşam biçimi olduğunu herkese haykırmak.

Benim sevgili Alanyalı Şirinlerim! Balıkçı barınakları, bir kentin gerdanlığıdır. O balıkçı teknelerinin sesi, bir senfonidir. Bu senfoninin notaları, devasa sıfırlarla yazılmamalıdır.

Umarım Balıkçı Şirinlerimiz, o ihaleye "Şirinler ruhu" ile katılır ve o koca düdüğü çalmayı hak edenlerin, yıllardır o denizin tuzunu yiyenler olduğunu gösterirler.

Hepinizi kucaklıyorum, şirin kalın!