Alanya kamuoyunda yapılan son açıklamalar bir gerçeği daha net ortaya koydu:
Bazıları nihayet “gücün” farkına varmaya başlamış… ama hâlâ nereden geldiğini çözememiş.
Şehri yönetenlerin yaptığı açıklamalara bakınca, medyayı hedef alan bir dil ve “güç” vurgusu dikkat çekiyor. Oysa gözden kaçırılan çok temel bir nokta var:
Bu şehirde medya kendi kendine güçlenmedi.
Bu gücü ona veren, çözüm bekleyen sorunlarıyla sesini duyurmaya çalışan vatandaştır.
İki yılda beklentilere karşılık veremeyen bir yönetim anlayışı, bugün ortaya çıkan tabloyu hâlâ başka yerlere bağlama gayretinde.
Her fırsatta suçu başkasına atan, meclis toplantılarında saatlerce konuşarak kendini aklamaya çalışan bir zihniyetin bugün “gücü” konuşması ise ayrı bir ironidir.
Çünkü ortada bir güç varsa, bu;
ne kürsüde uzun uzun konuşmakla,
ne de eleştiriyi bastırmaya çalışmakla oluşur.
Asıl güç, vatandaşın sabrının taşmasıyla ortaya çıkar.
Asıl güç, görmezden gelinen sorunların bir gün yüksek sesle dile getirilmesidir.
Ve burada bir hatırlatma yapmakta da fayda var:
Devamlı kendini öven, etliye sütlüye dokunmayan, bulunduğu yerden menfaat sağlayanlarla bizi karıştırmayın.
Bizim çizgimiz nettir.
Bizim cesaretimiz, sabrımızın bittiği yerdedir.
Ve evet…
Bugün farkına varılan şey medya gücü değil;
vatandaşın artık susmamaya karar vermesidir.
Ama hâlâ fark edilmeyen asıl gerçek şu:
Bu yükselen ses, birilerinin iddia ettiği gibi “yalan” ya da “laf” değil…
yönetilemeyen bir şehrin aynasıdır.
Bazıları gücü susturmakta arar,
biz ise vatandaşın derdiyle derlenmekte…
Ve dertleri çözmedikçe , o korktuğunuz ‘güç’ daha da büyüyecek…