Sürecin en başından beri usulsüzlüklerle yürütüldüğünü ve bölge halkının yanıltıldığını söyleyen Cantürk, Danıştay’ın daha önce tesis aleyhine verdiği karara saygı duyulması gerektiğinin altını çizerek, "Alanya bir turizm ve tarım kentidir, sanayi kenti olmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
“SÜRECİN EN BAŞINDAN BERİ TAKİPÇİSİYİZ”
MHP Alanya İlçe Teşkilatı olarak bu çevre mücadelesinin hiçbir aşamasında sessiz kalmadıklarını vurgulayan Başkan Cantürk, "Biz bu sürecin en başından beri, çok sıkı bir şekilde takipçisi olduk. Mahkeme süreçlerinde partimizin avukatları davaları çok yakından takip etti, hukuki olarak her adımı titizlikle ördü. Sadece adliye koridorlarında değil, teşkilatımızla birlikte kitlesel olarak toplanarak da tepkimizi ortaya koyduk” şeklinde konuştu.
"HALKTAN GİZLİ PLANLAR YAPILDI"
Tesisin kurulma aşamasından itibaren bölge halkının bypass edildiğini ve yalan senaryolarla sürecin üzerinin örtülmeye çalışıldığını belirten Cantürk, 2017 yılında gizlice yapılmak istenen Halk Bilgilendirme Toplantısı’nı hatırlattı. Cantürk, "O dönem denizdeki dolfen iskelesinin kapasite artışıyla ilgili toplantı yapıldı. Gördükleri yoğun tepki üzerine 'kapasite artışı gündemimizde yok' diye medyaya açıklamalar yaptılar. Hatta işi o kadar ileri götürdüler ki, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın burada bir savaş tehdidine karşı tesis istediği yalanını ortaya attılar. Ancak Genelkurmay’dan alınan resmi yazıda bu bölge için hiçbir görüş bildirilmediği ortaya çıkınca suspus oldular" ifadelerini kullandı.
"10 YILLIK HUKUKİ ZAFERİMİZ ÇİĞNENMEMELİ"
2017 yılından bu yana aralıksız bir hukuki mücadele yürütüldüğünü ve 2019 yılında Antalya İdare Mahkemesi’nden kapasite artışını engelleyen bir iptal kararı alındığını hatırlatan Cantürk, "Bakanlık bu kararı Danıştay’a temyize götürdü ancak Danıştay da Alanya’nın lehine karar vererek haklılığımızı tescilledi. Biz, hukukun üstünlüğüne inanıyoruz ve Danıştay’ın bu kararına herkesin sonuna kadar saygılı olmasını bekliyoruz. Yaklaşık 10 yıldır bu şirketin Alanya’da kontrolsüzce büyümesinin önüne bu kararlılıkla geçildi" diye konuştu.
"DEV TANKERLER TURİZMİ VE TARIMI BİTİRİR"
Gelecekte yapılması planlanan kapasite artışlarının Alanya’nın doğasını katledeceğini Cantürk, "Şu an iskeleye 60 bin tonluk tankerler yanaşabiliyor. İlk etapta iskele boyunu 320 metreye çıkarıp tek seferde 160 bin tonluk dev tankerleri getirmek istiyorlar. Bu kapasite, karadaki 220 bin tonluk depolama alanını da aşacaktır. ÇED gerekli değildir kararlarıyla köylerimizi içine alacak şekilde karada da büyümenin önünü açıyorlar. Yarın bir gün buraya 550-600 metrelik Ultra Large Carrier (ULCC) sınıfı dev tankerler gelecek, ikinci, üçüncü iskeleler kaçınılmaz olacak. Bu ölçekteki tesislerde sızıntı olması kaçınılmaz bir gerçektir. Alanya’da tek bir sızıntı yaşandığı an turizm de tarım da biter" ifadelerini kullandı.
“SANAYİ KENTİ OLACAKSAK RESMİ AÇIKLAMA YAPILSIN”
Cantürk, Danıştay’ın kararına saygı duyduklarını belirterek “Bu memleket bize emanet. Her kim bu ihanete karşı durmuyorsa, ortak olmuş sayılır. Eğer Alanya sanayi kenti olacaksa resmi açıklama yapılsın; otelciler otellerini satsın, esnaf kepenk kapatsın. Yok eğer Alanya turizm ve tarımla var olacaksa, maddi gücü yerinde olan bu şirket gitsin yatırımlarını Mersin, Hatay gibi sanayi bölgelerine yapsın" dedi. – Yasemin Kaya





