EKONOMİ

EMLAK PİYASASINDA ‘MALİYET’ ÇIKMAZI

Alanya gayrimenkul piyasası, artan inşaat maliyetleri ve düşen talep kıskacında zorlu bir dönemden geçiyor. Sektör temsilcileri, konut fiyatlarındaki artışın talep kaynaklı değil, tamamen maliyet odaklı olduğunu vurgularken; Alanya’daki fiyatların Antalya il genelinin altında kalmasını "yatırımcı için bir fırsat penceresi" olarak değerlendiriyor.

Alanya Emlak Komisyoncuları Derneği Başkanı Abdullah Tuncer, bölgedeki konut piyasasına dair açıklamalarda bulundu. Alanya'da konut fiyatlarının artış nedeninin sanılanın aksine "talep" değil, "artan inşaat maliyetleri" olduğunu vurgulayan Tuncer, mevcut piyasa koşullarının yatırımcılar için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti.

İNŞAAT MALİYETLERİNDE "ENERJİ" ETKİSİ

Konut fiyatlarındaki artışın kaçınılmaz olduğunu ifade eden Abdullah Tuncer, özellikle küresel gelişmelerin sektöre etkisine dikkat çekerek; "İnşaat malzemelerinde ciddi bir artış söz konusu. Özellikle son dönemde yaşanan İran savaşı ve buna bağlı olarak artan enerji fiyatları, sektörü doğrudan etkiledi. İnşaat sektörü enerjiye göbekten bağlı bir alan; hem malzeme üretimi hem de nakliye maliyetleri bu süreçte ciddi manada yükseldi" dedi.

"FİYAT ARTIŞI MALİYETTEN KAYNAKLANIYOR"

Piyasadaki yanlış bir algıya açıklık getiren Tuncer, "Vatandaşlarımız satışlar düşerken fiyatların neden arttığını sorgulayabilir. Ancak Alanya’da fiyat artışı talebin fazlalığından değil, tamamen inşaat maliyetlerindeki artıştan kaynaklanıyor. Alanya inşaat ve gayrimenkul sektörü son 3,5 yıldır bir krizin içinde. Şu an yapılan satışların birçoğu aslında maliyetin altında gerçekleşiyor" diye konuştu.

ALANYA İLE ANTALYA ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR

Antalya genelindeki konut stoğunun yaklaşık yüzde 30’unun Alanya’da bulunduğunu belirten Tuncer, iki bölge arasındaki fiyat farkına değinerek; Antalya genel ortalama 10 Milyon TL, Alanya ise 6 Milyon TL. Alanya’daki satıcılar finansman ihtiyacı nedeniyle konutlarını maliyetinin altında fiyatlarla satışa sunuyor. Eğer vatandaşımızın bir ev ihtiyacı varsa veya Alanya’da yatırım yapmak istiyorsa, bu dönemi mutlaka değerlendirmeli. Şu an Alanya'da gerçek bir fırsat dönemi yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

YABANCIYA SATIŞTA SERT DÜŞÜŞ

Alanya’daki konut stoğunun artış göstermesinin bir diğer nedeninin ise talep yönündeki azalma olduğunu ifade eden Tuncer, özellikle yabancıya konut satışında çok ciddi bir düşüş yaşandığının altını çizdi. Tuncer, bu durumun ilanlardaki konut sayısını artırdığını ve alıcılar için seçeneklerin çoğaldığını belirtti.

“ARTIŞIN TEMEL NEDENİ EKONOMİK DARBOĞAZ”

Tüm Emlak Pazarlamacılar Federasyonu (TTPP) Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Orhan Coşkun ise, konut fiyatlarındaki yükselişin sadece bölgesel bir durum olmadığını, Türkiye genelinde hissedilen ekonomik darboğazın bir sonucu olduğunu vurguladı.

“ARTIŞ SADECE ANTALYA’YA ÖZGÜ DEĞİL"

Konut fiyatlarındaki hareketliliğin Türkiye’nin en ücra köşelerinde bile gözlemlendiğini belirten Orhan Coşkun, son beş yıldaki artışın normal seviyelerin çok üzerine çıktığını ifade etti. Coşkun, "Türkiye genelinde gayrimenkul fiyatları, enflasyon ve artan maliyetlerin etkisiyle ciddi bir ivme kazandı. Antalya özelinde ise iklim, yaşam kalitesi ve iş imkânları nedeniyle alınan yoğun göçün yanı sıra, imarlı alanların sınırlı olması ve arsa maliyetlerinin yükselmesi fiyatları doğrudan yukarı taşıyor” dedi.

“YABANCI ETKİSİ SANILDIĞI KADAR BELİRLEYİCİ DEĞİL”

Kamuoyunda sıkça tartışılan yabancı yatırımcı etkisine de değinen Coşkun, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan göç dalgasının fiyatları kısa süreliğine yükselttiğini ancak bu etkinin geçici kaldığını belirterek, "Bugün yabancı talebi ciddi şekilde azalmış, hatta yabancılar hayat pahalılığı nedeniyle farklı ülkelere yönelmiş olmasına rağmen fiyatlar beklenen ölçüde düşmüyor. Bu durum, artışın asıl nedeninin yabancı yatırımcı değil, genel ekonomik koşullar olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor" diye konuştu.

“KONUT STOĞU YANLIŞ YÖNETİMİN SONUCUDUR"

Alanya bölgesinde ortaya çıkan yüksek konut stoğunu "yanlış yönetilen bir sürecin sonucu" olarak nitelendiren Coşkun, piyasayı ve yatırımcıyı göz ardı eden siyasi kararların talebi bıçak gibi kestiğini söyleyerek, "Günübirlik alınan kararlar ve öngörü yetersizliği piyasayı kilitledi. Mevcut projelerin devam etmesi, hayat pahalılığı nedeniyle iptal edilen satışlar ve mülklerini elden çıkarmak isteyen yatırımcıların birleşmesiyle kontrolsüz bir arz fazlası oluştu. Bu tablo bir tesadüf değil; planlama eksikliği ve stratejik öngörü yetersizliğinin faturasıdır" ifadelerini kullandı. – Yasemin Kaya