Alanya’da salatalığın kilogram fiyatının 5-10 TL’ye kadar gerilemesi üreticiyi zor durumda bırakırken, pazarda tüketiciye ulaşan fiyat tartışmayı büyüttü. Üretici düşük fiyattan, pazarcı artan maliyetlerden yakınırken, Alanya Hal Derneği Başkanı Adem Kaya fiyatlardaki düşüşün temel nedeninin arz fazlası olduğunu belirterek çözüm için üretim planlamasını işaret etti.
“ÇÖZÜM ÜRETİM PLANLAMASINDA”
Alanya Hal Derneği Başkanı Adem Kaya, fiyat düşüşünün temelinde plansız üretim ve arz-talep dengesizliği bulunduğunu söyledi. Yaylalarda üretimin devam ettiği dönemde Alanya ve çevresinde de üretime başlanmasının piyasaya aynı anda fazla ürün çıkmasına neden olduğunu belirten Kaya, bunun fiyatları aşağı çektiğini ifade etti.
Kaya, “Anadolu’nun dört bir tarafında, 1500-2000 rakımlarda salatalık üretimi devam ederken burada aynı dönemde üretime başlarsak bunun para etmeyeceği belli. Orada ürün varken buradan Konya’ya, Ankara’ya salatalık götürmenin toplama, paketleme ve navlun maliyeti var. Üretim planlaması yapılması gerekiyor” dedi.
Üretim maliyetinin 18-20 TL’nin üzerine çıkabildiğini savunan Kaya, düşük fiyatların devam etmesi halinde üreticinin ürününü sökmek zorunda kalabileceğini söyledi.
Kaya, “Bir-iki hafta veya bir ay daha ucuz fiyatlar devam ederse üretici salatalığı sökmek zorunda kalır. Sonrasında ürün çöpe gider, emek de çöpe gider. Yine üretim planlamasına geliyoruz” ifadelerini kullandı.
“TABAN FİYAT ÇÖZÜM DEĞİL”
Ziraat Odası tarafından gündeme getirilen taban fiyat önerisini de değerlendiren Kaya, sebze ve meyvede bu sistemin uygulanmasının zor olduğunu savundu.
Kaya, “Bugün salatalığa 50 lira taban fiyat koyduk diyelim. Satılmayan ürünü kim alacak? Devlet mi alacak? Salatalık tahıl değil, fındık değil, tütün değil. Depolayıp uzun süre bekletemezsiniz” dedi.
Kaya, çözümün hangi bölgede, hangi dönemde ve ne kadar ürün yetiştirileceğinin önceden planlanmasından geçtiğini belirtti.
“PAZARCI DA KAZANMIYOR”
Pazarcı esnafı Metehan Tuncer ise üreticiden düşük fiyatla çıkan salatalığın pazarda yüksek rakamlara ulaşmasının yalnızca pazarcılar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Tuncer, “Hep komisyoncu konuşuluyor. Peki pazardaki esnaf kazanıyor mu? Şu anda esnaf da kazanmıyor. Kazananın kim olduğu sorgulanmalı” dedi.
Tarlada yaklaşık 5 liraya alınan salatalığın hal ve komisyon aşamalarının ardından 25-30 liraya kadar çıkabildiğini öne süren Tuncer, fiyat farkının üretici ve pazarcıya kazanç olarak yansımadığını savundu.
“HER ŞEY KAYITLI OLMALI”
Hal ve komisyon sistemindeki faturalandırmaya da değinen Tuncer, işlemlerin kayıtlı yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Esnaf da, komisyoncu da vergisini ödemeli. Eğer her şey yasal prosedürüne uygun yürütülürse çiftçi de kazanır, pazarcı da kazanır, devlet de vergisini alır” ifadelerini kullandı.
“FİYAT FARKI SADECE KOMİSYON DEĞİL”
Üretici Hüseyin Yeşilyurt da salatalığın üreticiden yaklaşık 5-10 TL seviyesinde çıkıp pazarda çok daha yüksek fiyatlara ulaşmasının tek başına hal komisyonuyla açıklanamayacağını söyledi.
Ürünün hale girdiğinde günlük piyasa fiyatının oluştuğunu belirten Yeşilyurt, hal komisyoncusunun üreticiden yüzde 8 komisyon aldığını, vergi ve diğer kesintilerle üreticinin eline geçen rakamın daha da düştüğünü ifade etti.
Hal sisteminin üretici açısından ödeme güvencesi sağladığını söyleyen Yeşilyurt, “Çiftçi parasını halden alıyor. Halden alındığı için kaçma riski yok. Ancak tüccarla yapılan ticarette ödeme konusunda farklı riskler ortaya çıkabiliyor” dedi.
“FATURASIZ ÜRÜN HALDEN ÇIKMAZ”
Halden ürün çıkışında faturanın zorunlu olduğunu savunan Yeşilyurt, “Herkes fatura kesiyor. Ben pazarcıyım, halden ürün alırken ben de fatura alıyorum. Faturasız ürünü halin çıkış kapısından zaten salmazlar” ifadelerini kullandı.
Ürünün tüketiciye ulaşana kadar paketleme, nakliye, işçilik ve diğer giderlerle karşılaştığını belirten Yeşilyurt, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının bütün aşamalarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Örtü altında yetiştirilen salatalığın zirai ilaçla erken olgunlaştırıldığı yönündeki iddiaları da doğru bulmadığını belirten Yeşilyurt, ürünün gelişiminde sulama, gübreleme ve bakım şartlarının etkili olduğunu ifade etti. Tülay Şengün





