Alanya emlak piyasasında son dönemde krize dönüşen yüksek aidat sorunu, TBMM’de kabul edilen yeni yasal düzenleme ile çözüm yoluna giriyor. TTPP Yönetim Kurulu Üyesi Seyhan Arabacı, yeni düzenlemenin Alanya’nın uluslararası prestiji ve yatırım güvenliği için kritik bir adım olduğunu belirtti.
Alanya’da kira bedelleriyle yarışır hale gelen aidat artışları, hem yerli mülk sahiplerini hem de bölgedeki yabancı yatırımcıları zor durumda bırakıyordu. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan emlak sektörü uzmanı ve TTPP Yönetim Kurulu Üyesi Sehhan Arabacı, yeni kanun teklifinin konut yönetimindeki "keyfiliğe" son vereceğini vurguladı.
KARAR YETKİSİ YENİDEN KAT MALİKLERİNDE
Yeni düzenlemenin temel amacının hesap verebilirlik olduğunu belirten Arabacı, Alanya gibi çok uluslu bir yapıda şeffaflığın önemine dikkat çekerek; "Yabancı yatırımcıların gider kalemleri ve artış gerekçeleri konusundaki bilgi eksikliği, bölgeye olan güveni zedeleyen temel unsurlardan biriydi. Yeni yasa ile asıl karar yetkisi yeniden kat maliklerine iade ediliyor. Yönetimlerin şeffaf ve denetlenebilir olması artık bir tercih değil, yatırım güvenliği için bir zorunluluktur" dedi.
SOSYAL ALANLAR "CAZİBE" MERKEZİ OLMAKTAN ÇIKTI
Sektördeki tüketici alışkanlıklarının radikal bir değişim gösterdiğini gözlemlediklerini ifade eden Arabacı, geçmişte lüks olarak görülen sosyal donatıların artık birer maliyet kalemi olarak algılandığını söyleyerek; Spa, hamam ve devasa havuzlar gibi alanların yüksek işletme maliyetleri, müşterileri daha sade ve düşük aidatlı konutlara yönlendiriyor. Yüksek enerji ve personel giderleri, konut sahiplerini bu sosyal alanları kullanmaktan vazgeçme noktasına getirmiş durumda” diye konuştu.
"KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI”
Yasal düzenlemenin başarısının sahadaki uygulama ve denetimle mümkün olacağını hatırlatan Sehhan Arabacı, “Profesyonel site yönetimlerinin belirli standartlara bağlanması gerekmektedir. Giderlerin ve yönetim kararlarının bağımsız mekanizmalarca denetlenmesi şarttır. Kanuna aykırı uygulamalara karşı tavizsiz cezai işlemler uygulanmalıdır. Yeni yasa doğru yönde atılmış güçlü bir adımdır. Ancak kalıcı çözüm; sosyal alanların verimli yönetilmesi ve yasaların sahada tavizsiz uygulanması ile mümkündür. Alanya'nın uluslararası emlak pazarındaki prestijini korumak, yatırımcıyı ve yerli halkı fahiş aidat baskısından kurtaracak bu şeffaf sistemin başarısına bağlıdır" ifadelerini kullandı.
Alanya Emlak Komisyoncuları Derneği (ALEKOD) Başkanı Abdullah Tuncer ise, son dönemde kentsel dönüşüm projeleriyle sayıları artan toplu konut alanlarında ve lüks rezidanslarda yaşanan "yüksek aidat" sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak. Özellikle turistik tesis konforunda inşa edilen sitelerdeki sosyal donatı maliyetlerinin, aidatları kira bedelleriyle yarışır hale getirdiğine dikkat çekti.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM SİTE YAŞAMINI BERABERİNDE GETİRDİ"
Türkiye genelinde deprem gerçeğiyle birlikte hız kazanan kentsel dönüşüm sürecinin, beraberinde çok sayıda bağımsız bölümden oluşan dev tesisleri getirdiğini belirten Tuncer, "İstanbul’da binin üzerinde, Alanya’da ise 100 ile 500 arasında bağımsız bölüm içeren sitelerin sayısı hızla artıyor. Bu büyüklükteki tesislerin yönetimi artık başlı başına bir uzmanlık alanı haline geldi. Ancak bu süreçte en büyük uyuşmazlık konusu olarak karşımıza aidatlar çıkıyor" dedi.
"KEYFİ RAKAMLAR HUZURU BOZUYOR"
Site yönetimlerinin zaman zaman kontrolsüz ve "keyfi" olarak nitelendirilebilecek aidat güncellemeleri yaptığına dair şikayetler aldıklarını vurgulayan Başkan Tuncer, Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılması planlanan düzenlemelerin önemine değinerek; “Yönetimlerle ilgili yasal değişiklikleri destekliyoruz. Şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim anlayışı, sitelerde daha huzurlu bir ortamın tesis edilmesi için şarttır" diye konuştu.
LÜKS DONATILARIN MALİYETİ KAT MALİKİNE DÖNÜYOR
Alanya özelindeki konut stokunun büyük bir kısmının "turistik rezidans" konseptinde olduğunu hatırlatan Tuncer, “Alanya’daki sitelerde kapalı havuz, sauna ve hamam gibi işletme maliyeti yüksek tesisler bulunuyor. Bağımsız bölüm sayısı düştükçe, bu lüks tesislerin aktif tutulabilmesi için gereken giderler kişi başına daha yüksek yansıyor. Bugün kira fiyatlarına yaklaşan aidatların ana nedeni, sitelerde bulunan bu kapsamlı sosyal tesislerin işletme giderleridir" ifadelerini kullandı.





