Alanya’da sokakta yaşayan yavru bir kedinin tekmelenerek ağır yaralanmasının ardından götürüldüğü özel veteriner kliniğinde uyutulması, olayın yalnızca hayvana yönelik şiddet boyutunu değil, uygulanan veteriner müdahalesinin tıbbi ve hukuki gerekçelerini de tartışmaya açtı. Kedinin özellikle yüz bölgesinde ciddi yaralanmalar bulunduğu, klinikte yapılan değerlendirmede ise diyafram yırtığı tespit edildiği öne sürüldü. Hayvanseverlerin tepkisinin odağında, tedavi seçeneklerinin yeterince değerlendirilip değerlendirilmediği ve ötanazi kararının hangi tıbbi bulgulara dayanılarak verildiği yer aldı.
DİYAFRAM YIRTIĞI CİDDİ BİR TRAVMA OLARAK KABUL EDİLİYOR
Kedi ve köpeklerde ağır travmaların ardından ortaya çıkabilen diyafram yırtığı, karın boşluğundaki organların göğüs boşluğuna ilerlemesine ve solunum fonksiyonlarının ciddi biçimde bozulmasına neden olabilen hayati bir durum. Böyle bir vakada uygulanacak yöntemin hayvanın genel durumu, yaralanmanın boyutu, solunum ve dolaşım fonksiyonları ile cerrahi müdahaleyi kaldırıp kaldıramayacağı değerlendirilerek veteriner hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor. Ancak diyafram yırtığı teşhisi tek başına olay özelinde tedavinin mümkün veya imkânsız olduğunu göstermediğinden, tartışmanın açıklığa kavuşması için klinik muayene bulguları, görüntüleme sonuçları ve uygulanan işlemlere ilişkin kayıtların önem taşıdığı belirtiliyor.
SAĞLAMER: HAYVANSEVERLER SÜRECE SAHİP ÇIKMALI
Sürece ilişkin bilgileri sosyal medya hesabından paylaşan Alanya Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü gönüllüsü Hasan Sağlamer de yavru kedinin özel klinikte diyafram yırtığı gerekçesiyle uyutulmasına tepki göstererek olayın araştırılmasını istedi. Sağlamer, hayvanseverlere sürece sahip çıkma çağrısında bulundu. Konuyla ilgili adli makamlara girişimlerde bulunulduğu ve yapılan şikayetlerin takipsizlikle sonuçlandığı belirtilirken, kedinin tedaviye yanıt verme ihtimali, ötanazi kararının tıbbi dayanakları ve işlem sırasında kullanılan yöntemin ne olduğu konusundaki tartışmalar devam ediyor.




