6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen asrın felaketinin üçüncü yıl dönümünde konuşan Alanya Müteahhitler Birliği (MÜTBİR) Başkanı Mustafa Küçüker, ilçedeki kentsel dönüşüm sürecinin hızlanması için 'ada bazlı emsal artışı' çağrısında bulundu Alanya’nın eski yapı stoğunun dönüştürülmesinde ciddi yol kat edildiğini belirten Küçüker, “Çünkü bu süre içerisinde yasal düzenlemeler de katkı oldu ama maalesef gelinen noktada vatandaş önceliğini alacağı daireye göre hesap ediyor. Vatandaşlar çoğu zaman ihtiyacından dolayı yaşam şartlarını devam ettirebilmesi için 2 odalı bir eve ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ekstra bir imar, metrekare hakkı da oluşmadığı için müteahhit bunu haklı olarak sağlayamıyor. Emsal artışının gelmemesinden dolayı dönüşümler biraz yavaşlıyor. Sadece ticari arterler üzerinde, ticari alanın talep gördüğü yerlerde matematiği sağlama adına o noktalarda kentsel dönüşüm daha rahat yapılabiliyor. Bununla ilgili dönüşümün hızlanması için parsel bazında değil de ada bazında emsal artışına ihtiyaç var. Depremden bu yana Alanya’da olanlar maalesef cüzi dönüşümler oldu” dedi.

“BÖLGEMİZ RAĞBET GÖRÜYOR”

6 Şubat depremi sonrası Alanya’da yerli ve yabancı yatırımcıların binaların deprem dayanıklılığı konusundaki hassasiyetinin devam edip etmediği sorulan Küçüker, “Bu yönden Alanya’mızın büyük bir artısı var. 4 tane deprem zonu var. Alanya dördüncü olan ve en güvenilir bölgede. Neticede planına ve projesine uygun olarak yapılan binalarda bölgemizde fiziki olarak yıkıcı bir deprem olma ihtimali yok. Çünkü faylar belli. Alanya’nın en büyük artısı bu. Bundan dolayı da bölgemiz rağbet görüyor. İstanbul’dan insanlar Alanya’yı deprem yönünden güvenli olduğu için tercih ediyor. Bu da bizim bir artımız ama bu değil ki binalar eksik yapılacak. Hayır. Projesine uygun olarak yapılan bölgemizdeki bütün binalar depreme dayanıklı” diye konuştu.

“FAİZ MALİYETİ DÜŞTÜKÇE TALEP DE ARTACAKTIR”

İnşaat maliyetlerindeki artış ve finansmana erişim zorluğunun depreme dayanıklı konut üretimini etkileyip etkilemediği sorulan Küçüker, “Konuta erişimin gün geçtikçe biraz daha rahatlayacağını düşünüyorum. Faizler geri geliyor. Finansmanlarda sıfır bina ile ikinci el ayrımı kalktı. Tek kategoride değerlendiriliyor. Yavaş yavaş finansman kullanımı başladı diyebiliriz ama önümüzdeki günlerde umarım faizlerin aşağı yönlü hareketi devam eder. Faiz maliyeti düştükçe talep de ona göre artacaktır ve konuta ulaşım da daha rahat olacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“İMKANI OLANLAR MEVCUT KONUTLARI SATIN ALSIN”

Alanya’da uygun fiyatlı ancak güvenilir konut üretiminin mümkün olup olmadığı sorulan Küçüker, “Şu an elimizde stok var. Yeni yapacağımız konutları satmaya çalıştığımız rakamlardan satmaya çalışmak gerçekten mümkün olmayacak. Onun için imkanı olanlar mevcut konutları satın alsın yönünde tavsiye ediyoruz. Gerçekten şu an büyük fırsat. Çünkü ciddi bir enflasyon yaşıyoruz. Maliyetlerimiz, özellikle malzeme ve işçilik maliyetleri çok yukarı gitti. Bundan dolayı şu anki stoklardan imkanı olan varsa değerlendirsin, konutunu edinsin” dedi.

“ADA BAZLI DÖNÜŞÜMÜ ELZEM GÖRÜYORUZ”

Alanya’nın depreme dirençli kent vizyonuna ulaşması için hükümet ve yerel yönetimden beklentisi olup olmadığı sorulan Küçüker, “Dönüşümün hızlanması için biz ada bazlı dönüşümü elzem görüyoruz. Bunun benzeri İstanbul’da uygulandı. Emsal artışı verildi ve ciddi bir dönüşüm sağlandı. Ada bazında dönüşümün hızlanması için emsal artışını kaçınılmaz görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem şehitlerini andı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem şehitlerini andı
İçeriği Görüntüle

“ALANYA’DAN GİDİLDİKÇE ARTIŞ GÖSTERİYOR”

ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Eren Uçkan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Antalya ve Alanya bölgesi adına önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Uçkan yaptığı açıklamada, “6 Şubat 2023 depremleri, deprem gerçeğinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını ve her bölgenin kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Mevcut deprem tehlike haritalarına göre Antalya genelinde deprem tehlikesi, doğudan batıya doğru; Alanya’dan Manavgat, Antalya merkez ve Finike yönüne gidildikçe artış gösteriyor. Son yıllarda Alanya ve Antalya çevresinde hissedilen depremler, geçmişte “ölü fay” olarak kabul edilen fayların aktive olabileceğini ve yeni fayların da dikkate alınması gerektiği gerçeğini gösteriyor. Bu sebeple, bölgemizin tamamen güvenli olduğu düşüncesinden sıyrılarak özellikle olumsuz zemin koşullarına sahip alanlardaki zayıf yapıların deprem risklerinin kayda değer seviyelerde olabileceği gerçeği dikkate alınmalı. Bu çerçevede, mahalle bazında detaylı deprem tehlike ve zemin haritalarının hazırlanması, yumuşak ve kötü zeminler üzerinde yer alan zayıf ve kırılgan yapıların belirlenmesi, gerekli durumlarda bu yapıların güçlendirilmesi ya da yeniden yapılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“İLERİ DEPREM MÜHENDİSLİĞİYLE TASARLANMALI”

Prof. Dr. Uçkan açıklamasının devamında Alanya’daki binalara ve otellere ilişkin yapılması gerekenlere değinerek, “Kültürel mirasımız olan tarihi yapıların ve geleneksel Alanya evlerinin davranışlarının incelenmesi, bu yapıların doğaya ve özgün kimliğine uygun şekilde rehabilite edilmesi, minimum müdahalelerle ya da geri dönüşebilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak sağlamlaştırılması önem arz ediyor. Özellikle hastaneler ve acil durum merkezleri gibi kritik yapıların yanı sıra yeni yapılacak prestijli otellerin, sismik taban yalıtımı gibi ileri deprem mühendisliği çözümleriyle tasarlanması hem can güvenliğini artıracak hem de kesintisiz hizmet sunulmasına katkı sağlayarak bölgemizin güvenli ve çağdaş bir turizm merkezi olarak algılanmasına önemli bir prestij kazandıracaktır” dedi. Uçkan, başta 6 Şubat depremleri olmak üzere felaketlerde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

“İMAR AFFINDAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİ”

Jeofizik Mühendisleri Odası Ankara Onur Kurulu Üyesi Erman Kaptanoğlu da, “Alanya'da eski yapı stoğunun dönüştürülmesi anlamında 6306 sayılı bir kanun var. Buna Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği de deniliyor. Bu yönetmeliğin teşvik edilmesini önemli bir husus olarak görüyorum. Çünkü hem eski binanın daha güçlü bir şekilde inşa edilmesi hem de kent estetiği bakımından çok büyük avantajları var. Devletimiz her ne kadar reklamlarla ve afişlerle bu yönetmeliği anlatsa da halen insanlarımızın kafasında bazı soru işaretleri var. Bu da Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı'ndaki bürokratik bazı engellerin halen aşılamamasından kaynaklanıyor. Alanya Belediyesi özellikle son dönemde kentsel dönüşümleri parsel bazından çıkartıp, ada bazında uygulamak gibi bir uğraş içerisinde. Doğru olanı da budur zaten. Eski yapı stoğunun dönüştürülmesinde ne kadar ilerlesek de bazı dönemlerde çıkarılan imar affı yasaları ile ileri gittiğimiz yolu tekrar geri gelip en başa dönüyoruz. İmar affı ile yapıların denetimini vatandaşa bırakan uygulama ile mühendislik hizmeti almamış, kaçak, iskansız, deprem anında ölüm saçacak yapılar kat mülkiyeti koruması altına alınmıştır. Bu ve bunun gibi uygulamalardan bir an önce vazgeçilmeli” diye konuştu.

“DEPREM BİLİM KURULU KURULMALI”

Alanya'nın depreme dirençli bir kent olması için öncelikle denetimlerin veriminin arttırılması gerektiğini vurgulayan Kaptanoğlu, “İl bazında Türkiye genelinde "Deprem Bilim Kurulu" kurulması ve sorumluluk anlamında geniş yetkilerin verilmesi lazım. Basın açıklamalarını da yine bu oluşacak kuruldaki bilim insanlarının yapması zorunluluktur. Zorunluluktur diyorum çünkü her önüne gelenin, havadaki bulutların şekline göre, denizin dalgasının yüksekliğine göre gibi bilim dışı yöntemlerle deprem tahmini yapması halkımızı panik ve endişeye sevk etmektedir. Deprem tahmini diye bir meslek yoktur, istatistik bilimi vardır. Deprem tahmini yapan şaklabanların önünün kesilmesi afete bilinçli kentler oluşturmak için gerekli bir mevzudur” ifadelerini kullandı.