YAPMA AHMET ABİ BANA KIZMA!

Biliyorum sözlerim de biraz umutsuzluk biraz acı falan var diye, bizimkiler bana kızıyorlar Ahmet abi, sen neden kızıyorsun ki? Sende mi benim boş sözler etmediğime yazdıklarımın doğru olmadığına inanıyorsun yoksa…
Yapma!
Sen bari kızma Ahmet abi…
Sende biliyorsun, bana kızanlar da biliyorlar, sevdalarımız buruk mu buruk, umutlarımız delice talan edilmiş, umut sandıklarımız umut değil, umut diye diye insanları kandırmak doğru mu Ahmet abi?
Ülkeyi idare edenler şehirleri idare edenler, hatta camide vaiz imam umut satmıyorlar mı senin baktığın yerden söyle?
Kaçının umurunda sokaklardan yükselen kavgalar ölümler kadınların feryadı, evet söyle kaçının umurunda?
Bazı evlere çöken yoksulluk kimlerin umurunda, hangi siyasetçinin hangi vaizin dilinde veya hangi imam hatibin hutbesinde?
En azından insanın bunlara karşı güzel öfkesi olması gerekmez mi?
Hatta Ahmet abi, mesela bu şehirde kaç yazarın kaç gazetecinin kaç gazete sahibinin umurunda bazı çocukların acı yüklü gözleri, hüzün yüklü yürekleri, sofradan doymadan kalkmaları?
Neden bunları konuşmayalım yazmayalım, neden gündemimizde olmasın, insanız ya Ahmet Abi, Müslümanız ya, öyle diyoruz ya konuşurken…
Müslüman başkalarını, başka Müslümanların dertlerini sıkıntılarını darda kalmışlıklarını kendine dert edinen diye yazar ya kitaplarda, peygamber sık sık anlatır ya bunları…
Şehirler talan edildi derken, bağlar bahçeler talan edildi derken ve dinimiz ahlakımız talan edildi derken yalan mı söylüyoruz Ahmet abi?
Bu insanların ahlakına ne oldu, ekin tarlalarımıza zeytin ağaçlarımıza derelerimize göllerimize hatta denizlerimize ne oldu Ahmet abi?
Birilerine soramasak bile, kendi kendimize sormayalım mı Ahmet abi?
En azından gidip kentin müftüsüne sen bari bir şey söyle demeyelim mi?
Yine mesela camilerde neden cemaat çoğalmıyor nüfus çoğalırken camilerde görevli sayısı artanken, bize bir şeyler mi oluyor sorusu sorulmasın mı?
Neden kimse sözünse durmaz oldu?
Sahiplendiğimiz hiçbir şey bize ait değil, yani iyi insanların sahipleneceği şeyler değil…
Hakikat Ahmet abi, hakikat bu değil, bize ait değil anlatılan masallar hikâyeler, hepimizin hikâyesi kirlendi, öyle değil mi?
Sözün izzeti olmalı, kalemin izzeti olmalı, kaldı mı Ahmet abi?
İnsan yanlarımız kirlenmiş ne olsun daha?
Birbirini ezenler, birbirini yok sayanlar, kandıranlar birbirine haksızlık edenlerle dolu şehirler…
Kalbim ağrıyor Ahmet Abi…
Ağrımasın mı?