Alanya’nın doğal yapısı korunmuş nadir bölgelerinden biri olan Yeşilöz Sahili’nde Bakanlıkça belirlenmiş Caretta Caretta üreme ve kum zambağı koruma alanı olan sahilde, bir butik otelin ön kısmına çok miktarda kum yığıldığı tespit edildi.
“GEÇEN YIL İLK YUVA 23 NİSAN’DA OLUŞMUŞTU”
Bölgede uzun yıllardır gönüllü olarak koruma faaliyetleri yürüten çevre aktivistleri, duruma sert tepki gösterdi. Dün akşam saatlerinde bölgede herhangi bir yapılaşma ya da kum yığını olmadığını belirten gönüllüler, sabah geldiklerinde karşılaştıkları manzara karşısında şoke olduklarını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl ilk yuvanın 23 Nisan’da kurulduğunu hatırlatan çevre gönüllüleri, "Bu sahil, her yıl en az 20 yuvanın kayıt altına alındığı çok kritik bir üreme noktası. Caretta Carettalar her an kıyıya çıkıp yuva yapmaya başlayabilir. Bu kum yığınları hem kaplumbağaların yolunu kesiyor hem de kumun altındaki habitatı yok ediyor. Burası Bakanlık tarafından tescillenmiş özel bir hassas alan. Hiçbir yerel yönetimin veya kurumun, ekolojik takvimin bu kadar kritik bir aşamasında buraya müdahale edilmesine izin verme yetkisi yoktur. Kum zambakları ve deniz kaplumbağaları uluslararası sözleşmelerle korunmaktadır" dediler.
Konuyla ilgili AlanyaTürk Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Çevre gönüllüsü Yücel Uçur, küresel iklim kriziyle birlikte bölgede "çöl iklimi" etkilerinin görülmeye başladığını belirterek, koruma altındaki sahillere yönelik önemli uyarılarda bulundu.
“ARTIK ÇÖL İKLİMİNE GEÇİYORUZ"
Küresel sıcaklık değişikliklerinin mevsimleri altüst ettiğine dikkat çeken Yücel Uçur, hava ve su sıcaklığındaki ani değişimlerin doğal göç takvimini öne çektiğini belirtti. Uçur, "Bazı dönemlerde yaşanan küresel sıcaklık artışları ve bölgedeki sıcak akıntılar nedeniyle artık çöl iklimine geçiyoruz. Deniz canlıları bu akıntıları takip ederek göç ediyor; dolayısıyla kıyılarımıza her an gelebilirler. Bu bir doğa olayıdır ve tamamen su sıcaklığına bağlıdır" dedi.
"ARACINIZA EL KONULABİLİR, CEZALAR ASTRONOMİK"
Koruma altındaki plajların dokusunu bozacak her türlü faaliyetin ağır yaptırımları olduğunu hatırlatan Uçur, "Sadece belirli dönemlerdeki yasaklar değil, koruma altındaki bir plajda hiçbir zaman faaliyet yapılamaz. O sahile pikapla girip aracını test etmek isteyen bir vatandaş, jandarma tarafından yakalandığında sadece ceza yemekle kalmaz. Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerinin doğrudan araca el koyma yetkisi var. Cezalar ise astronomik düzeyde" ifadelerini kullandı.
UÇUR’DAN ULUSLARARASI ANLAŞMA VURGUSU
Bölgedeki ekosistemin sadece yerel değil, uluslararası hukukla da korunduğunun altını çizen Yücel Uçur, "Bakanlıktan veya başka bir birimden özel izin alınması söz konusu dahi olamaz. Türkiye’nin de altında imzası olan uluslararası sözleşmeler bu alanları mutlak koruma altına almıştır. Bu sahillere müdahale etmek, faaliyet yürütmek kesinlikle yasa dışıdır” diye konuştu. - Yasemin Kaya