ŞİRİNLER KÖYÜ’NDE ODA SEÇİMLERİ: HİZMET YARIŞI MI, SİYASET GÖLGESİ Mİ?

Şirinler Köyü’nde seçim havası sert esiyor.
Mantar evlerin arasındaki sohbetler artık fısıltı değil, yüksek sesli tartışmalara dönmüş durumda. Oda seçimleri yaklaştıkça, vaatler kadar niyetler de sorgulanıyor.

Şirin Baba, meydanın ortasında bastonuna yaslanmış, olup biteni izliyor. Yüzünde tanıdık bir ifade var: “Bu filmi daha önce görmüştüm” bakışı…

Bir Oda, Bir Koltuk, Bir Soru

Bazı Şirinler yüksek sesle şunu soruyor:

- “Oda, gerçekten esnaf için mi var?
Yoksa bazı Şirinler için daha büyük yolların basamağı mı?”

İsim yok, adres yok ama soru ağır.
Bir Şirin, “Ben aday değilim” deyip başka bir Şirin’in listesinde yer alıyor.
Bir diğeri ise “Bu odadan güç alanlar, yarın başka bir sahnede mi olacak?” diye sorgulanıyor.

Zeki Şirin hemen araya giriyor:

“Madem oda esnaf için, neden odanın yönetimi başka hesaplarla anılıyor?”
“Esnafın sorunları mı konuşuluyor, yoksa ileride hangi koltuğa oturulacağı mı?”


EŞİT YARIŞ MI, GİZLİ AVANTAJ MI?
Seçim süreci ilerledikçe Şirinler Köyü’nde yeni bir gerilim başlığı daha açılıyor: eşitlik meselesi.
Bazı aday Şirinler diyor ki:

- “Biz koşuya çıplak ayak başlıyoruz,
bazıları ise ayakkabıyı önceden giymiş.”

Meraklı Şirin hemen not alıyor:
“Herkes aynı bilgilere ulaşabiliyor mu?”
“Herkes aynı kapıları çalabiliyor mu?”
“Yoksa bazı Şirinler sahaya birkaç adım önde mi çıkıyor?”
Şirine ise kaşlarını çatmış durumda. Onun merakı daha net:
- “Eğer yarış adil değilse, kazanan gerçekten esnaf için mi kazanmış olur?”

TARAFTARLAR SAHADA

Gün geçtikçe taraflar netleşiyor.
Şirinler Köyü’nde artık “Benim Şirin” – “Senin Şirin” dili hâkim.
Sanki oda seçimi değil de bir kupa finali oynanıyor.

Şirin Baba yine dayanamaz:

- “Evlatlarım,” der,
“Oda seçimleri tribün işi değildir.
Alkışla değil, emekle kazanılır.”

ASIL SORUYU KİM SORACAK?

Ve işin özüne geliyoruz kraliçem…
Bu seçimlerde asıl konuşulması gereken hâlâ gölgede:
Esnaf bugüne kadar kimin yanında durduğunu unutmadı mı?
Verilen sözlerin hangisi tutuldu, hangisi afişte kaldı?
Seçimden sonra kapısı açık olan oda mı kazanacak, yoksa koltuğu sıkı tutan Şirin mi?

Şirinler Köyü’nde heyecanlı yarış başladı, evet.
Ama bu yarışın sonunda kazanan gerçekten esnaf olacak mı? Yoksa oda seçimleri bir kez daha siyasetin gölgesinde mi kalacak?

Şirinler Köyü’nde tartışmalar uzadıkça uzuyor. Meydan dolu, sesler yüksek, hesaplar derin…
Herkes konuşuyor ama kimse asıl niyetini açık etmiyor.

Tam bu sırada Şirin Baba bastonunu yere vuruyor.
Meydan bir anda susuyor.
Ve Şirin Baba son sözü söylüyor:

- “Evlatlarım…
Oda seçimleri, masum görünen ama arkasında uzun vadeli planlar saklanan süreçlerdir.
Bugün ‘aday değilim’ diyenin yarın başka bir koltuğun hesabını yapmadığını sanmayın.
Bugün odada yan yana duranlar, yarın siyasetin başka koridorlarında yollarını birleştirmek isteyebilir.”

Bir an durur, gözlüğünün üzerinden bakar:

- “Esnafın derdiyle yola çıkıp,
gücü cebine, koltuğu geleceğe yatırım yapanlar oldu bu köyde.
O yüzden mesele afiş değil, mesele niyet.
Gizli ajandası olan, yüksek sesle hizmetten bahseder.”
Ve noktayı koyar:

- “Unutmayın;
Oda, siyasete sıçrama tahtası olursa,
esnaf sadece basamak olur.”

Şirinler Köyü’nde seçim heyecanı böyle sürerken, asıl sınav sandıkta değil;
seçimden sonra kimin masada, kimin sahada kaldığında verilecek.