Şirinler Köyü – 103. Köy “Çamların İçindeki Hatıra”

Şirinler Köyü’nde güneş yine tatlı tatlı doğmuştu. Şirin Baba önde, Şirinler arkada ormanda yürüyüşe çıkmışlardı. Çam ağaçlarının arasından geçerken, tepede yükselen eski ama heybetli bir yapı dikkatlerini çekti.

Meraklı Şirin gözlerini kocaman açtı:
— “Şirin Baba, bu ne? Ne kadar büyük… Hem de çamların içinde ne güzel duruyor!”

Şirin Baba durdu, bastonuna yaslandı. Gözleri biraz uzaklara daldı:
— “Ah Şirinlerim… Burası bir zamanlar insanların şifa bulduğu yerdi. Eski bir devlet hastanesi…”

Gözlüklü Şirin etrafına bakındı:
— “Ama burası çok güzel bir yerde yapılmış. Neden şimdi böyle bakımsız?”

Şirin Baba hafifçe gülümsedi:
— “Çünkü bu hastane öyle sıradan yapılmadı. Yıllar önce, 1974’te temeli atıldı… Devletin yanında hayırseverlerin, derneklerin desteğiyle yükseldi. Ve 1986 yılında kapılarını açtı.”

Şirinler dikkat kesildi.

— “O günden sonra tam 30 yılı aşkın süre… 2017’ye kadar… insanlara hizmet verdi” dedi Şirin Baba.
Uykucu Şirin bile şaşırdı:
— “O kadar uzun mu?”

— “Evet” dedi Şirin Baba.
— “Düşünün… Kaç çocuk burada dünyaya geldi… Kaç insan burada iyileşti… Kaç kişi sevdiklerine burada kavuştu… Ve kaç kişi de burada vedalaştı…”
Ortam bir anda sessizleşti.
Meraklı Şirin yavaşça sordu:
— “Peki neden şimdi böyle yalnız?”
Zeki Şirin hemen söze girdi:
— “Çünkü artık daha yenisi yapıldı. Daha büyük, daha modern bir hastane var. İnsanlar artık orada tedavi oluyor.”

Gözlüklü Şirin heyecanlandı:
— “Yani sağlık daha da gelişti mi?”

— “Evet” dedi Zeki Şirin.
— “Artık sadece bizim köy değil, çevredeki köylerden, uzak yerlerden bile insanlar geliyor. Sağlıkta adımız duyuluyor. Hatta çok önemli bölümler de açılıyor, insanlara daha fazla umut oluyor.”

Meraklı Şirin yine eski binaya döndü:
— “Ama burası… böyle kalmalı mıydı?”

Şirin Baba’nın sesi bu kez daha derindi:
— “İşte mesele bu… Yeniyi yaparken eskiyi unutursan, geriye sadece hatıraların kırıntısı kalır.”

Şakacı Şirin etrafa bakındı:
— “Şu an biraz… ürkütücü olmuş sanki…”

Gerçekten de bir zamanların o güzel hastanesi, gençlerin merakla girip çıktığı, tehlikeli bir harabeye dönüşmüştü.

Şirin Baba başını salladı:
— “Bu yüzden artık önlem alınacak. Oraya bir bekçi konulacak. Kimse zarar görmesin diye… Çünkü ihmal bazen en büyük tehlikedir.”

Gözlüklü Şirin sordu:
— “Peki sonra ne olacak?”

Şirin Baba bastonunu yere vurdu:
— “Bürokrasi engelleri aşıldı. Kısa süre içinde yıkılacak. Ve yerine kadınlar ve çocuklar için yeni bir hastane yapılacak.”

Şirinler umutla birbirine baktı.

Ama Meraklı Şirin son bir kez arkasına döndü:
— “Yani burası tamamen yok mu olacak?”

Şirin Baba yumuşak bir sesle cevap verdi:
—“ Binalar yıkılır Şirinlerim… Ama hatıralar yıkılmaz.”

Zeki Şirin ekledi:
— “Önemli olan sahip çıkmak… değer bilmek…”

Şirin Baba son sözünü söyledi:
— “Çünkü bu hastane sadece bir bina değildi…
—“Bu köyün sevinciydi… hüznüydü… hayatıydı…”

Şirinler köye doğru yürürken, çamların arasındaki o eski hastane artık sadece bir yapı değil…

Herkesin içinde bir parça bırakan bir hatıra olmuştu.

Ve rüzgar sanki usulca şunu fısıldıyordu:

“Yeniye yer aç… ama eskine sahip çıkmayı unutma…”