ŞİRİNLER 103. KÖY’DE: “LİMAN GÜNCELLEMEDE TAKILI KALDI”

Bir varmış, bir yokmuş… Alanya’nın deniz kenarında, 103. Köy’e komşu Şirinler Köyü varmış. Bu köyün en büyük özelliği; herkesin mavi, neşeli olması değil, sahile her sabah umutla bakıp akşam hayal kırıklığıyla dönmesiymiş.
Şirinler bir sabah uyanmışlar, “Hadi sahile gidelim, yeni limanımızı görelim” demişler. Ama sahile vardıklarında gördükleri şey biraz… oyun dışıymış.
Kaldırım taşları yerinden çıkmış, deniz kenarı “patch güncellemesi bekleyen eski bir oyun” gibi takılı kalmış. Liman ise adeta “error 404: stabil yapı bulunamadı” veriyormuş. Şirinler birbirine bakmış:
— “Bu liman çalışıyor mu Şirinler?”
— “Çalışıyor gibi yapıyor…”
Tam o sırada Şirin Baba bastonuyla gelmiş. Ciddi bir yüz ifadesiyle etrafa bakmış, sonra sormuş:
— “Şirinler… Bana biri açıklasın. Burada neden her şey yarım yamalak?”
Şirine öne çıkmış: — “Şirin Baba… Ödenek varmış ama sistemden geçememiş.”
Usta Şirin kafasını sallamış: — “Yani para var ama liman yok öyle mi?”
Şirinler hep bir ağızdan: — “Aynen öyle!”
Limanın kenarında yürümeye çalışan turist Şirinler ise seke seke ilerliyormuş. Bir taş düşüyor, biri kaldırıyor, öbürü tekrar düşüyor… adeta “engelli parkur turizmi” başlamış.
Şirin Baba tekrar sormuş:
— “Peki neden yapılmıyor bu iş?”
Şirine iç çekmiş: — “Toplantı var Baba… 9 Mayıs’ta tekrar konuşulacakmış.”
Şirin Baba gözlüğünü düzeltmiş: — “Konuşmak güzel de… Biz neden hep konuşuyoruz?”
O sırada Gargamel bile uzaktan bakıp mırıldanmış: — “Ben bile bu kadar karmaşık plan yapmıyorum…”
Şirin Köyü’nde durum netmiş aslında: Liman varmış ama çalışmıyormuş.
Ödenek varmış ama ulaşmıyormuş.
Turizm varmış ama rahat yürüyüş yokmuş.
Ve en garibi… Herkes biliyormuş ama kimse tam olarak çözmüyormuş.
Şirin Baba son kez sormuş, sesi biraz yükselmiş:
— “Alanya’da neden işler hep yarım kalıyor?”
— “Neden bürokrasi bu kadar uzun bir labirent?”
— “Neden herkes konuşuyor ama liman susuyor?”
Şirinler sessizce denize bakmış.
Çünkü cevap yokmuş… Ya da cevap hep aynıymış.
Ve o gün Şirinler, 103. Köy’de tekne turuna çıkmışlar.
Ama tur biraz zor olmuş… Çünkü iskeleden inerken kaldırım taşları yine “oyun dışı” kalmış.
Şirine gülerek demiş ki: — “Bari turistlere uyarı tabelası koyalım: ‘Dikkat! Bu liman beta sürümüdür.’”
Şirin Baba son cümleyi koymuş:
— “Demek ki biz daha çok konuşacağız… Ama liman hâlâ bekleyecek.”