Psikolog Feridun Özdeş, uluslararası verilere göre 1985 yılında 2 bin 500 çocuğun birinde görülen otizm rakamının günümüzde 31 doğumda 1’e kadar yükseldiğini söyledi. Türkiye’de otizmin hızla yükseldiğine dikkat çeken Özdeş, “Ülkemizdeki en son güncel verilere göre 2025 yılında yaklaşık 13 bin çocuğa yeni otizm tanısı konulurken tanı almış çocuk sayısı son beş yılda 95 bine ulaştı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre toplam 428 bin otizmden etkilenmiş çocuğun eğitim aldığı biliniyor. Bu rakamların 2030’da 750 bin, 2050 yılında 1 milyon üzerine çıkması bekleniyor. Resmi olmakla birlikte günümüze tüm yaş kategorilerinde bir milyon otizmli bireyin olduğu tahmin ediliyor” dedi.
“ÇEVRESEL FAKTÖRLERİ GÖZ ARDI ETMEMELİ”
Otizm Spektrum Bozukluğu’nun (OSB) yaşamın ilk yıllarında bulguları ortaya çıkan, sosyal ve iletişimsel alanlarında belirgin yetersizlikler, sınırlı, tekrarlayıcı hareketler ve dış dünyaya dair ilgi alanlarının yetersiz olduğu, nöro-gelişimsel bir bozukluk olduğunu açıklayan Özdeş, “Nedenleri henüz tam olarak ortaya konulmamış olsa da kalıtsal kökenlerinin olduğu ve çevresel faktörler ile de şiddetini artabileceği kabul ediliyor. Peki son dönemlerde neden salgın şeklinde artmaktadır sorusunun aslında birkaç tane yanıtı bulunuyor. Tanı kriterlerinin değişmesi, erken çocukluk döneminde taramaların artması, ailelerin daha bilinçli olması ve farkındalığın artması sayının artışının en önemli temel nedenleri. Ancak bunun yanında çevresel faktörleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Kalıtsal olarak temelde bulunan otizm riski çevresel faktörlerle şiddetini artırmaktadır. Nedir bunlar? Çocukların yeterince akran görmemesi ve sosyal izolasyon, ekranın yoğun kullanımı (ekran otizm yapmaz ancak şiddetini artırır ama her hâlükârda erken dönemde kesinlikle ekran verilmemeli) yeterince uyaran bulunmaması sayılabilir.
AŞILAR OTİZM YAPAR MI?
Özdeş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yapılan birçok araştırma göstermektedir ki aşıların otizm üzerinde bilinen bir etkisi kanıtlanmadı. Otizmin fark edilmeye başladığı yaşlar ile aşıların takviminin denk gelmesi bazen bu kanıyı uyandırmış ama bilimsel olarak kanıtlayacak verilere ulaşılamamış.
PEKİ TEDAVİSİ BULUNDU MU?
Otizmin çekirdek belirtilerini (sosyal iletişim güçlüğü, kısıtlı/tekrarlayıcı davranışlar ve ilgi alanları) kökten ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi, gen tedavisi veya mucizevi bir yöntem henüz yok ve yakın gelecekte de beklenmiyor. O zaman otizmin tedavisi nedir? Cevap oldukça nettir: En etkili, en çok kanıtlanmış ve bilimsel otoriteler tarafından birinci sırada önerilen yöntem yoğun ve erken başlayan nitelikli özel eğitimdir.”