MEVLANA’NIN SÖZLERİ

Mevlana’nın en büyük eseri olan Mesnevi, şöyle başlıyor: “Yakınıp duran şu neyi dinle, ayrılık ne demek ondan anla. Beni kamışlıktan kestiler keseli, ben ağlarım, ağlatırım, kadınları, erkekleri. Şerha şerha yarılmış bir sinem olmalıydı ki o zaman anlataydım ne derttir bu özlem derdi.” Mevlâna burada yanık sesi ile insanlara hitap eden ney’i anlatıyor. Ney burada insan-ı kamili temsil ediyor. (Ermiş, olgun insan) İnsan Kur’an’daki ifadesiyle “Allahtan geldik, yine Allah’a döneceğiz” açıklanır. Mevlana bunu ney ile ifade etmiştir. Ney önce sulak bir yer olan kamışlıktan kesilmiş, kurutulmuş, kızgın demir ile delinmiş, üflenince yanık sesi ile asıl yeri olan sazlığı özlemektedir.
Sad-i Şirazi’ye izafe edilen şu söz; “Hani yadında mı? Doğarken ağlardın, gülerdi alem. Bu dünyada öyle bir ömür sür ki, ölümün sana olsun hande (sevinç) aleme matem” ölümü ve hayatı güzel izah ediyor. Her bebek doğarken ağlayarak doğar, çünkü ana rahmi onun için cennet gibidir. Beni cennetimden niye çıkardınız diye ağlar. Bu dünyada güzel bir hayat sürerse ölüm onun için sevinçtir. Dostları ise güzel insanı kaybettik diye üzülürler.
MEVLANA’NIN GÜZEL SÖZLERİ
“Hatasız dost arayan, dostsuz kalır.”
“Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır.”
“İnsanlar elbiseleri ile karşılanırlar, ilmi ile uğurlanırlar.”
“Nice insanlar gördüm, elbiseleri yoktu. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yoktu.”
“Pergel gibiyiz, bir ayağımız Kur’an’a bağlı, diğer ayağımızla 72 milleti dolaşırız.”
“Ne mutlu o kişiye ki, kendi ayıbını görür.”
“Suskunluğum asaletimdendir, her söze bir cevabım vardır, söze bakarım söz mü? Söyleyene bakarım adam mı?”
“Yalnızlık yanımda insan olmaması değil, yalnızlığımı anlatacak insanın olmamasıdır.”
MEVLANA’NIN EDEP İLE İLGİLİ SÖZLERİ
“Ademoğlu’nun eğer edepten nasibi yoksa, Âdem değildir. Ademoğlu ile hayvan arasındaki fark edeptir. Gözünü aç, bak cümle kelamullah’a. Kur’an’ın bütün ayetlerinin manası edeptir.”
“Ey aşıklar, nefsinizi edeple tezyin edin. Aşk yollarının hepsi edepten ibarettir.”
“İman nedir diye akıldan sordum. Akıl, kalbimin kulağına söyleyerek, iman edeptir dedi.”

MEVLANA’NIN GÜNAHKARLARA BAKIŞI
“Rabbim eğer senin merhametinden yalnız Salihler ümit ediyorsa, mücrimler (günahkârlar) kime sığınsınlar? Ey Ulu Allah’ım, eğer sen yalnızca has kullarını kabul ediyorsan, mücrimler kime gidip yakarsınlar? Muhakkak ki sen merhametlilerin en merhametlisisin.”
MEVLANA’NIN YEDİ ÖĞÜDÜ
1- Cömertlikte akarsu gibi ol,
2- Merhamette güneş gibi ol,
3- Kusurları örtmede gece gibi ol,
4- Hiddet ve öfkede ölü gibi ol,
5- Alçakgönüllülükte toprak gibi ol,
6- Hoşgörüde deniz gibi ol,
7- Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
Mevlâna Mesnevi’de bazı olayları hikâye şeklinde anlatır. Bu hikayelerin hepsinde önemli dersler vardır. Bir hikayesi şöyledir:
Adamın biri gemiye binmiş ve kaptana “Sen nahiv ilmini bilir misin?” demiş. Kaptan bilmiyorum deyince “Senin ömrünün yarısı boşa gitmiş sayılır” demiş. Biraz sonra kuvvetli bir fırtına çıkmış, gemi batmak üzere. Kaptan bu kişiye sormuş; “Sen mahiv ilmini bilir misin?” demiş. Adam bilmiyorum deyince kaptan biraz sonra “Senin ömrünün tamamı boşa gitmiş olacak” demiş. Mevlana bu hikayede ukalalık yapmamayı anlatıyor.
Osmanlı devletinde düzenli olarak soy kütüğü tutulan aile Mevlana ailesidir. Günümüzde Mevlana’nın torunları Mevlana Vakfı’nı kurarak çalışmalarını burada sürdürmektedirler. Hepsinin soy ismi Çelebi’dir. Eski devlet bakanlarından Esin Çelebi bunlardandır. Vakıf yöneticileri Celaleddin Çelebi, yardımcısı Esin Çelebi’dir. Mevlana bir denizdir. Bize ayrılan sayfanın sınırlı olması sebebiyle özetlemeye çalıştık.