Çocuklarda Artan Obezite Tehlikesi ve Ailelerin Fark Etmediği 5 Alışkanlık

Son yıllarda çocuklarda obezite artık “uzak bir ihtimal” ya da “başkasının çocuğunun sorunu” değil. Hepimizin gözünün önünde, sessiz ve hızlı bir şekilde büyüyen bir gerçek. Okullarda, oyun alanlarında, parklarda… Birden fark ediyorsunuz: Artık daha fazla çocuk fazla kilolu ve bu durum yalnızca fiziksel görüntüyü değil, gelecekteki sağlıklarını da derinden etkiliyor.

Peki ne oldu da çocuklarımız hareketli, enerjik ve meraklı yapılarından uzaklaşarak daha fazla kilo almaya başladı? Aslında sebep çoğu zaman genetik ya da ‘yemeği çok seviyor’ değil. Evimizin içinde fark etmeden oluşturduğumuz küçük alışkanlıklar bugün çocukların hem kilosunu hem de yaşam şeklini belirliyor.

İşte ailelerin çoğu zaman fark etmediği o 5 alışkanlık:

---

*1. Ekran Süresi: Sadece Eğlence Değil, Gizli Bir Zincir*

Eskiden çocuklar sokaktan içeri çağırılmazdı, şimdi ise tabletlerinden kaldırmak mümkün olmuyor. Ne yazık ki uzun süre ekran başında kalmak sadece hareketsizliğe yol açmıyor; aynı zamanda çocukların atıştırmalık tüketimini artırıyor. Çizgi film izlerken farkında olmadan tüketilen cipsler, bisküviler, şekerlemeler… Beyin “doydum” sinyalini geç gönderiyor.
Kısacası ekran hem hareketi azaltıyor hem de gereksiz kaloriyi artırıyor.

---

*2. “Ödül Olarak Yiyecek Vermek” Alışkanlığı*

Bir sınavdan yüksek not mu aldı? Bir işi hemen yaptı? Aileler çoğu zaman fark etmeden “ödül = yiyecek” algısını oluşturuyor. Bu, ilerleyen yaşlarda duygusal yeme davranışını tetikliyor.
Yani çocuk üzgün olduğunda çikolataya sarılan yetişkinler… Aslında temeli yıllar önce atılmış oluyor.

---

*3. Okul Kantinleri ve “Masum” Sandığımız Atıştırmalıklar*

Birçok ebeveyn evde sağlıklı beslenmeye dikkat ederken okul kantinlerinde neler yenildiğini gözden kaçırabiliyor. Enerji içecekleri, şekerli içecekler, poğaçalar, paketli gıdalar…
Çocuğun “Ben sadece bir şey aldım” dediği şey bazen tek başına bir öğünün kalorisini geçebiliyor.

---

*4. Aile Sofrasının Kaybolması*

Eskiden herkes aynı sofraya oturur, yemek yavaş yavaş ve sohbet eşliğinde yenirdi. Şimdi ise herkesin tabağı elinde, kim nerede isterse orada yiyor. Bu hem porsiyon kontrolünü kaybettiriyor hem de çocukların sağlıklı beslenme modelini görmesini engelliyor.
Çocuk sofra kültürünü aileden öğrenir; sağlıklı tabak görmeyen bir çocuk sağlıklı tabak kurmayı da bilemez.

---

*5. “Hareket Ettiririz Nasıl Olsa” Mantığı*

Birçok aile çocuklarının okuldaki beden derslerini, kurslarını ya da bahçede geçtiği birkaç saati yeterli sanıyor. Oysa çoğu zaman bu aktiviteler günlük hareket ihtiyacının yanına bile yaklaşmıyor.
Çocukların gerçekten aktif kalabilmesi için gün içinde düzenli, ritmik ve kas gruplarını çalıştıran hareketlere ihtiyaçları var.

---

*Ne Yapabiliriz?*

Çözüm aslında çok büyük değil, ama etkisi büyük alışkanlıklarda saklı:

Sofraya birlikte oturmak,

Ekran süresini kademeli azaltmak,

Evde sağlıklı atıştırmalıkları görünür, zararlı seçenekleri ulaşılmaz kılmak,

Çocukla birlikte hareket etmek,

Ödülü yiyecek değil, aktivite ya da ilgiyle vermek…

*Çocuklar aynadır.* Evde ne görürlerse onu öğrenirler, büyüyünce de onu sürdürürler.

Bugün atacağımız küçük adımlar onların yarınki sağlığını belirliyor.
Belki de en önemlisi şu:
Çocuklar sağlıklı olmak için bizim rehberliğimize ihtiyaç duyuyor.
Ve biz iyi bir rehber olduğumuzda, onlar zaten doğru yolu buluyor.