ÇEVRE

Caretta yuvalarında mikroplastik engeli

Alanya Çevre Eğitim ve Mavi Bayrak Derneği (ALÇED) Başkanı Şerefnur Kayhan, yaklaşık 15-20 gün önce denizin yükselmesiyle Alanya’daki birçok Caretta caretta yuvasını taşımak zorunda kaldıklarını belirterek, yuvaların üzerini örten kum tabakasında mikroplastik parçalarına rastladıklarını söyledi. Kayhan, “Bazı yuvalarda mikroplastiklerle birlikte oluşan tabaka yavruların çıkmasını engelleyecek durumdaydı. Temizleyerek çıkmalarını sağladık” dedi.

Plastik atıkların zamanla parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler, kıyı kumları içinde gözle fark edilmesi güç boyutlara kadar ulaşabiliyor. Deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsallarında yapılan bilimsel çalışmalar, mikroplastiklerin yalnızca yüzeyde kalmadığını, yuva derinliklerine kadar taşınabildiğini ortaya koyuyor. Kumun fiziksel ve termal yapısında meydana gelebilecek değişikliklerin ise kuluçka koşulları, yavru çıkış başarısı ve sıcaklığa bağlı cinsiyet dengesi açısından risk oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Alanya sahillerindeki Caretta caretta yuvalarını takip eden ALÇED Başkanı Şerefnur Kayhan, yavru çıkış döneminde yaptıkları kontroller sırasında mikroplastik kirliliğinin yuvalara kadar ulaştığını gözlemlediklerini söyledi. Kayhan, yaklaşık 15-20 gün önce etkili olan yağış ve denizin yükselmesi nedeniyle çok sayıda yuvanın su altında kalma tehlikesi geçirdiğini, zarar görmemeleri için bazı yuvaların taşındığını belirtti.

MİKROPLASTİKLER KUMLA BİRLİKTE YUVALARA TAŞINDI

Yuvaları kontrol ettikleri sırada denizin getirdiği kumun içerisinde plastik ve mikroplastik parçalarının bulunduğunu anlatan Kayhan, kirliliğin bazı yuvalarda yavruların yüzeye çıkmasını zorlaştıracak seviyeye ulaştığını ifade etti.

Kayhan, “Yumurtaları kontrol etmek zorunda kaldığımız zamanlarda 30 santimetreden daha fazla üst tabakada, denizin getirdiği kumla birlikte mikroplastik parçalarının gömülü olduğunu gördük. Yavruların çıkamayacağı durumda olan yerler vardı. Temizlik yaparak çıkmalarını sağladığımız yuvalar oldu” diye konuştu.

Akdeniz’de deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarında yapılan bilimsel araştırmalarda da mikroplastiklerin kumun yalnızca yüzeyinde değil, yaklaşık 60 santimetreye ulaşan yuva derinliklerinde tespit edilebildiği ortaya konuldu. Araştırmalar, mikroplastik yoğunluğunun kumun sıcaklık özelliklerini değiştirebileceğine ve bunun deniz kaplumbağalarının kuluçka sürecini etkileyebileceğine işaret ediyor.

PAYALLAR’DA 5-6 YUVA KALDI

Alanya genelinde Caretta carettaların yavru çıkış döneminin büyük ölçüde tamamlandığını belirten Kayhan, şu anda Payallar bölgesinde yaklaşık 5-6 yuvanın kaldığını söyledi.

Denize ulaşan yavruların bundan sonraki yaşamlarını takip etmenin mümkün olmadığını ifade eden Kayhan, yavru çıkışlarının yaşandığı dönemde denizin yüzeyinde de yoğun plastik atık gözlemlediklerini belirtti.

Kayhan, “Biz yavrunun denize çıktığını görüyoruz ancak denizde neyle karşılaştığını takip etme imkânımız yok. O dönemde denizin yüzeyinde çok yoğun plastik atık vardı. Bunu kendimiz de gözlemledik ve temizlik yaptık. Kontrol edemediğimiz yuvalarda denizin getirdiği kum ve plastikler nedeniyle çıkışların zorlaşmış olması da mümkün” ifadelerini kullandı.

Akdeniz’in farklı bölgelerindeki deniz kaplumbağası yuvalama kumsallarını inceleyen çalışmalar da plastik kirliliğinin yaygınlığına dikkat çekiyor. 2025 yılında yayımlanan küresel bir araştırmada incelenen Akdeniz yuvalama kumsallarının yüzde 80’inde mikroplastik tespit edildi.

“BÜTÜN CANLILARA ZARAR VERİYOR”

Plastik kirliliğinin yalnızca Caretta carettaları değil, denizdeki diğer canlıları ve kıyı ekosistemini de etkilediğini vurgulayan Kayhan, “Mikroplastik atıkların bizim gibi canlılara ve denizdeki bütün canlılara zarar verdiği kanaatini taşıyoruz. Gözlemlerimiz üzerinden de bunu söyleyebiliriz. Carettalara olduğu gibi diğer canlılara da çok ciddi zararı oluyor” dedi.

Doğu Akdeniz’de deniz kaplumbağaları üzerinde yürütülen araştırmalarda da plastik atıkların kaplumbağalar tarafından yutulduğuna ilişkin bulgular elde edildi. Bu durum plastik kirliliğinin yalnızca yuvalama kumsallarıyla sınırlı kalmadığını, deniz ortamında da türler üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor.

“KAYNAĞINDA ÖNLEM ALINMALI”

Geri dönüşüm tesisleri ve ithal plastik atıkların daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunan Kayhan, kirliliğin kaynağında önlenmediği sürece sorunun devam edeceğini söyledi.

Kayhan, “Toplantılar yapılıyor, plastik kirliliğinin önlenmesi konuşuluyor ancak kaynağında önlem alınmadığı sürece bu kirlilik devam edecek. Bu yalnızca Alanya’nın sorunu değil, Akdeniz’in farklı noktalarına kadar ulaşmış bir sorun. Denizimizi ve kumumuzu koruyamazsak turizm açısından elimizde ne kalacak? Bunun mutlaka önlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Plastik atıkların yalnızca görsel kirlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kayhan, kıyı habitatının ve deniz canlılarının korunması için kirliliğe neden olan kaynaklara yönelik kalıcı önlemler alınması çağrısında bulundu. Tülay Şengün