GÜNDEM

BOSNALI SANATÇIDAN İKAMET İSYANI

Bosna Hersekli ünlü sanatçı ve sosyal medya fenomeni Vuya Sine, mülk sahibi olduğu Alanya’da yaşamak istediğini belirterek, "Mahmutlar dünyanın en güzel yeri ancak tek sorunumuz ikamet. Hükümetimizden bu yıl bizler için bir fırsat bekliyoruz" dedi.

Geçtiğimiz yıl Mahmutlar Mahallesi’nden daire satın alan müzik prodüktörü, tiktoker ve blog yazarı Vuya Sine, bölgeye olan hayranlığını dile getirirken yerleşik yabancıların yaşadığı ikamet süresi kısıtlamalarına dikkat çekti.

"DAİREMİZ VAR AMA SÜREMİZ AZ"
Alanya'da kalıcı bir yaşam kurmayı hedeflediğini ancak yasal prosedürlerin kendisini zorladığını ifade eden Vuya Sine, "Hayatım boyunca burada kalmak ve yaşamak istiyorum. Geçen yıl buradan bir daire satın aldım. Ancak şu anki mevcut şartlarda, daire sahibi olmamıza rağmen burada kalabilmemiz için sadece 3 aylık bir süremiz var. Umarım bu yıl Türk hükümeti, bizler gibi burayı seven ve yatırım yapan kişilere ikamet izni konusunda bir şans ve yeni bir imkan tanır" dedi.

KISITLAMA YABANCI YATIRIMCIYI MAĞDUR EDİYOR
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Alanya Emlak Komisyoncuları Derneği Başkanı Abdullah Tuncer, yabancıların konut yatırımı yapmalarına rağmen bazı mahallelerde ikamet izni alamamaları nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşandığını belirterek, kısıtlama uygulanan bölgelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“YATIRIM VAR AMA İKAMET YOK"
Tuncer, “Yabancı yatırımcıların mülk sahibi olmalarına rağmen mevcut düzenlemeler nedeniyle 180 gün içinde sadece 90 gün Türkiye’de kalabildiklerini belirten Tuncer, "Yabancılar ülkemizde konut yatırımı yapsalar da kapalı mahallelerde ikamet alamadıkları için mağduriyet yaşıyor. 2022 yılından bu yana en çok tercih edilen Mahmutlar, Kargıcak, Avsallar ve Kestel mahallelerimiz ikamete kapalı durumda. Bu durum, varlığını Türkiye’ye taşımak isteyen yatırımcıda hayal kırıklığı yaratıyor" dedi.

BOSNALI FENOMENİNİN İSYANI GÜNDEM OLDU
Son günlerde Bosnalı bir şarkıcı ve sosyal medya fenomeninin satın aldığı evde yaşayamadığı için dile getirdiği siteme değinen Tuncer, bu durumun münferit olmadığını, benzer pek çok serzenişle karşılaştıklarını dile getirdi.

"YÜZDE 20 KOTASININ ALTINA DÜŞÜLDÜ"
Göç İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen "yabancı nüfusun toplam nüfusa oranının yüzde 20’yi geçmemesi" kuralına dikkat çeken Tuncer, güncel verilerin kısıtlamanın kaldırılması için uygun olduğunu söyleyerek; Mahmutlar, Kestel ve Avsallar mahallelerinde yabancı nüfus oranı, belirlenen yüzde 20 eşiğinin altına düşmüş durumda. Buna rağmen söz konusu mahallelerde ikamet kısıtlaması devam ediyor” diye konuştu.

SERMAYE GİRİŞİ İÇİN "AÇILIM" ÇAĞRISI
Ülke ekonomisi için yabancı sermayenin önemine vurgu yapan Abdullah Tuncer, "Yabancı yatırımcıyı ülkemize davet ettiğimiz ve sermaye girişini beklediğimiz bu dönemde, kotanın altına düşen mahallelerin yeniden ikamete açılması kritik önem taşıyor. Bu bölgelerin yabancıların kullanımına ve ikametine açılması, beklenen sermayenin yeniden ülkemize akışını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

"YÜKSEK YATIRIMA RAĞMEN OTURUM ALINAMIYOR"
Emlak Profesyonelleri Derneği (TTPP) Yönetim Kurulu Üyesi Sehhan Arabacı ise, yabancıların gayrimenkul alımı sonrası yaşadığı ikamet izni sorunlarının Türkiye’nin yatırım iklimine zarar verdiğini belirterek, "Yabancı yatırımcı sadece bir konut değil, hukuki öngörülebilirlik satın almak ister. Güvenin sarsılması sermayeyi alternatif ülkelere kaçırıyor" uyarısında bulundu.
Gayrimenkul satışında "güvenli yaşam" kriterinin ilk şart haline geldiğini vurgulayan Sehhan Arabacı, "Geçmişte daha öngörülebilir ilerleyen kısa dönem ikamet süreçleri, günümüzde yerini ciddi belirsizliklere bıraktı. Yatırımcı, yüksek bütçelerle taşınmaz satın almasına rağmen oturum izni alamama riskiyle karşı karşıya. Kapalı mahalle uygulamaları, sürekli değişen yönetmelikler ve şehirden şehre farklılık gösteren bürokratik engeller, yatırımcının ülkeye olan güvenini sarsıyor. 'Bu evde yaşayabilecek miyim?' sorusuna net yanıt alamayan yatırımcı, rotasını Dubai, İspanya ve Yunanistan gibi rakip pazarlara çeviriyor" dedi.

"KAPALI MAHALLE SİSTEMİ MAĞDURİYET YARATIYOR"
Yabancı yoğunluğu gerekçesiyle ikamete kapatılan mahallelerin ciddi mağduriyetler doğurduğuna dikkat çeken Arabacı, yatırımcıların satın alma sonrası adres kaydı yaptıramadığını ve aileleri için oturum alamadığını belirterek;” Bu durum bir "gelecek planlayamama" sorunu teşkil ediyor. İstikrar ve hukuki güvence sunulmayan bir modelde, sadece para girişini kolaylaştırmak yabancı yatırımcıyı tutmaya yetmez" diye konuştu.

"KAYBEDİLEN SADECE KONUT SATIŞI DEĞİLDİR"
Yatırımcı kaybının ekonomik çarpan etkisine değinen Arabacı, "Türkiye’nin kaybettiği her yatırımcı sadece bir satış kaybı değildir; aynı zamanda döviz girişi, turizm geliri ve yerel esnafın ticari kaybıdır. Olumsuz deneyim yaşayan her yabancı, sosyal medya ve uluslararası forumlar aracılığıyla Türkiye’nin yatırım imajına zarar vermektedir. Türkiye hâlâ büyük bir potansiyele sahip ancak bu potansiyeli korumak için daha şeffaf, öngörülebilir ve yatırımcıyı koruyan net bir ikamet politikasına ihtiyaç vardır" ifadelerini kullandı.