Bu yazımızda boşanma davasında erkeğin de nafaka hakkının olup olmadığına değineceğiz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanuna göre; tedbir nafakası, iştirak nafakası, yardım nafakası, yoksulluk nafakası olmak üzere dört nafaka vardır. Kadın gibi erkek için de şartları oluştuğu takdirde bu nafakaları talep etme hakkı mevcuttur.
İlk olarak uygulamada en çok karşılaşılan iştirak nafakasına bakacak olursak; Türk Medeni Kanunu 182. Maddede düzenlenen iştirak nafakası, kamu düzenine ilişkin olduğu için, diğer nafaka türlerinden farklı olarak eşlerin kusur durumuna bakılmaz. İştirak nafakasında, hakim, çocuğun yaşı, eğitim durumu, korunması, paranın alım gücü, çocuğun giderleri, anne babanın ekonomik durumları gibi pek çok faktörü göz önünde bulunduracaktır. Eğer çocuğun/çocukların velayeti babaya verilmişse, erkek, çocuk/çocuklar için iştirak nafakası talep edebilecektir. Talep olmasa dahi, hakim, şartların varlığı halinde iştirak nafakası ödenmesine, çocukların üstün menfaati gereği, re'sen karar verecektir.
Uygulamada en çok karşılaşılan yoksulluk nafakasına bakacak olursak;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 'YOKSULLUK NAFAKASI' başlıklı 175. maddesinde;
''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz'' şeklinde yoksulluk nafakası açıklanmıştır. Madde metnin de anlaşılacağı üzere, Kanun burada kadın-erkek ayrımına gitmemiştir.
Yani kadın gibi erkek de şartlarının oluşması halinde nafaka talebinde bulunabilecektir.
Toplumda genel kabul gören anlayışta, evlenen kadın hamilelik ve doğum sürecinde ve sonraki dönemde çocukların büyümesi sürecinde iş hayatından ve kariyerini zorunluluk veya kişisel tercih nedeniyle bıraktığı için boşanma aşamasına gelindiğinde nafaka hakkının da sadece kadına ait bir hak olduğu düşünülmektedir. Ancak her durumda bu kabul mümkün olmayacaktır.
Türk Medeni Kanunu ile kadın gibi erkeğe de boşanma ile maddi olarak eskiye nazaran daha güçsüz olması halinde -kusurunun daha az olması şartıyla- nafaka talep etme hakkı tanınmıştır.
Kadın, erkekten maddi olarak daha güçlü olabilir veya erkek boşanmayla maddi olarak güçlük çekecek durumda olabilir. Burada en önemli husus, erkeğin yoksulluk nafakası talep edebilmesi için mutlaka kadından daha az kusurlu olması gerekeceğidir. Erkek boşanmada kadına nazaran daha kusurlu ise yoksulluk nafakası talep edemez.
Türk Medeni Kanunu’na göre, erkeğin nafaka alabilmesi için,
-Boşanmada kadına göre daha az kusurlu olması ya da hiç kusurunun olmaması gerekir.
-Boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecek olduğunu veya maddi olarak güçsüz duruma geleceğini ispat etmesi gerekir.
-Kendi rızasıyla ve kusuruyla bu yoksulluğa düşmediğini de ispat etmesi gerekir.
-Kadının maddi açıdan kendisine nazaran daha güçlü olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu şartların var olması halinde erkek de nafaka talep etme hakkına sahiptir.
Ya da boşanma gerçekleştikten sonra en geç hak düşürücü süre olan 1 yıl içinde de yoksulluk nafakasını talep edebilir.
Hakim, nafaka miktarının belirlenmesinde göz önüne aldığı başlıca hususlar şunlardır:
-Eşlerin ekonomik durumu
-Müşterek çocuk sayısı
-Eşin veya çocukların masrafları
-Çocuk ya da çocukların eğitim giderleri
-Eşin veya çocukların kirada oturdukları takdirde kira masrafları
-Aylık faturalar
-Eşlerin meslekleri
-Eşlerin gelirleri
-Aylık ulaşım giderleri
-Sağlık giderleri vesaire durumlar
Hakim somut olayın özelliğine göre ve nafaka ödemekle yükümlü olan kadının ekonomik durumuna göre nafaka miktarını belirleyecektir. Kadın boşanmada daha kusurlu ise, somut olaya göre, eğer çalışmıyorsa bu durumda dahi yoksulluk nafakasını ödemek zorundadır. Hakim somut olaya göre kadının gelirini göz önünde tutacak ve gelire göre nafaka miktarının azaltılması kararı verebilir.
Eğer erkek işsiz kalması nedeniyle yoksulluğa düşmüşse, kadından daha az kusurlu olması şartıyla, yoksulluk nafakası talep edebilecektir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/6525 E. 2016/16201 K. sayılı kararına göre;
“Mahkemece davalı-karşı davacı erkek lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına hükmolunmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının doktor olarak çalıştığı aylık 9 bin TL gelirinin, evi ve arabasının olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin ise herhangi bir işinin, gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı erkek lehine takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır”
Sonuç olarak, somut olayda şartların oluşması halinde, erkek de kadın gibi nafaka talep etme hakkına sahiptir. Hakim somut olayın özelliğine göre ve nafaka ödemekle yükümlü olan kadının ekonomik durumuna göre nafaka miktarını belirleyecektir.
Son söz olarak, boşanma davaları, usul ve teknik bakımından uzmanlık gerektirdiği için, böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında, bir avukata başvurarak ilgili süreci yürütmek, hak kaybı yaşanmaması adına son derece önemlidir.