Azakzadelerin Türkiye dışında Beyrut’ta, İskenderiye’de ve Mısır’da mülkleri vardır. 1942’den itibaren kereste ticareti bitince buradaki mülkleri satmışlardır. Azakzadelerin Alanya’nın dışında Mersin’de Azak İşhanı vardır. Azakzadelerin İstanbul’da Azak Sokak’ta Azak Sineması, Azak Pasajı, Azak Tiyatrosu, Azak Oteli, Büyük-Küçük-Orta Azak apartmanları vardır. İstanbul Eminönü’nde Gül Palas Oteli Azakzadelerindir. 1942 yılında varlık vergisi çıkarılınca bu otel satılarak varlık vergisi verilmiştir. O tarihte en büyük vergiyi Koç vermiş, ikinci olaraksa Azakzade Tevfik Bey vermiştir.
Azakzade Şevki Bey 1932 yılında Alanya’ya otomobili getirmiştir. Şehir içerisinde yollar dar iken otomobil için yollar genişletilmiştir. Alanya’nın ilk imarlı caddesi Tevfikiye Caddesi’dir. Bu işe Şevki Bey öncülük etmiş, caddeye Lord’un ismini vermiştir. Bu cadde Yayla Yolu Caddesi ile Bostancıpınarı Caddesi’ni birbirine bağlayan caddedir. Caddenin batı ucunda Azakoğlu Ortaokulu vardır. Alanya Göç İdaresi Başkanlığı binasının karşısındaki sokak Azaklar Sokak’tır. Göç idaresi önünden 25 metrelik yola bağlanır. Tevfikiye Caddesi’nden Atatürk Caddesi’ne bağlanan Azakzade Şevki Bey’in evinin yanından geçen sokak da Şevki Bey Sokak’tır. Bu cadde ve sokakların bulunduğu bölgeler Azakzadelerin evlerinin bulunduğu yerlerdir.
Azakzade Tevfik Bey’in kardeşleri kendisinden önce ölmüşlerdir. Tevfik Bey’in çocuğu yoktur. Onun için yeğeni Rıfat Azakoğlu’nu evlatlık kabul etmiştir (Resmi değildir). Lord kendine ait mülklerini yeğenlerinin hepsine eşit olarak vermiştir. Lord’un eşi kendisinden önce öldüğü için varisleri yeğenleridir. Lord’un serveti için hiçbir tatsız olay olmamıştır.
BİRİNCİ KUŞAK AZAKZADELER
Azakzade Tevfik Bey. Ölüm-1962. Mezarı; oba yolunda Azakzade Aile Mezarlığı’ndadır.
Azakzade Şevki Bey. Ölüm- 1952. Mezarı; Oba yolunda Azakzade Aile Mezarlığı’ndadır.
Azakzade İzzet Bey. Ölüm- 1951. Mezarı; İstanbul’dadır.
Azakzade Necip Bey. Ölüm- 1942. Mezarı Antalya’dadır.
İKİNCİ KUŞAK AZAKZADELER
Şevki Bey’in Oğulları
İzzet Azakoğlu
Ahmet Azakoğlu
Hüseyin Azakoğlu
Tevfik Azakoğlu
Necip Bey’in Oğulları
Rıfat Azakoğlu
Hüseyin Azakoğlu
Bu ikinci kuşaktakiler merhumdurlar. Mezarları Oba yolundaki aile mezarlığındadır.
ÜÇÜNCÜ KUŞAK AZAKZADELER (YAŞAYANLAR)
Necati Azakoğlu (emekli turizmci)
Necip Azakoğlu (emekli turizmci, İstanbul’da kitapevi sahibi)
İzzet Azakoğlu (emekli, kiraz ve narenciye tarımı)
Ertuğrul Azakoğlu (emekli, turizmci)
Şevki Azakoğlu (emekli turizmci)
Azakzadelerin Alanya’daki otelleri; Banana Oteli, Azak Oteli ve Azak Beach Oteli şu anda faal durumdadır.
GENÇ KUŞAK AZAKZADELER
Murat Azakoğlu (iş adamı- ticaret)
Burak Azakoğlu (iş adamı- ticaret)
Hüseyin Azakoğlu (avukat)
Ahmet Azakoğlu (turizmci)
Azakzade Tevfik Bey, Alanya’nın en sevilen insanıdır. Bugünkü iskele caddesinde Baba Oteli’ni 100 metre geçince sağda yazıhanesi vardır. Yazıhane iki katlıdır. Alt kat mutfaktır. Üst katında misafirlerini kabul eder. Cuma günü köylerden gelenler Azakzade’yi ziyaret ederler, alt katta da yemeklerini yerlerdi. Azaklar Sokak’ta bulunan bugünkü mimarlar odası Lord’un misafir hanesiydi. Alanya dışından gelen ağır misafirler burada kalırlardı. Burada görevliler vardı; aşçı ve temizlikçi misafirlere hizmet ederdi. Misafirhanenin yanında tek kat, birkaç tane daha oda vardı. Bu odalarda köylerine gidemeyen, yatacak yeri olmayan insanlar kalır, onlara da yemek verilirdi. Lord’un kâtibi Bamyacı Hüseyin Efendi idi. Lord’un şoförü Efe Mustafa idi. Azakzade Tevfik Bey, Alanya’da bulunan fakir ve kimsesiz insanları tespit eder, onlara özellikle Ramazan ayında yardım ederdi. Bu yardımları kimseyi rencide etmeden yapardı. Yardımlar hem para hem de erzak olarak yapılırdı. Lord sokakta arkadaşlarıyla yürürken, ezan sesini duyunca bekler, ezanı hürmetle dinler öyle yürürdü. Lord durunca diğer arkadaşları da durur, ezanı dinlerdi. Lord ikindi namazlarına Kuyularönü Camii’ne gelir, cemaat ile namaz kılardı. Camide bir çocuğun müezzinlik yaptığını görünce çok sevinir çocuğa “Oğlum, namazdan sonra yazıhaneye gel” der. Çocuk utanır ve gitmez. Ertesi gün ikindi namazına gelince çocuğa, “Niçin gelmedin” der. Kendisi yazıhaneye götürür. Katip Hüseyin Efendi’ye “çocuğa 60 lira ver” der. Bundan sonra “Oğlum, her ay gelip 60 lira alacaksın” der. Bu çocuk o zaman 16 yaşındaki Mustafa Taşdemir’dir. O gün için 60 lira büyük paraydı.
Lord 1955 yılında Oba’ya gelir. Vatandaşları kahvehanede toplar. Herkese çay, lokum, bisküvi ve pasta ısmarlar. “Bir ihtiyacınız var mı?” diye sorar. Sırmalı öne çıkar: “Camimizi tamir ettireceğiz.” deyince Lord: “Bana 2 bin lira yazın” der ve parayı verir. Oba Camii’ni yıkıp yeniden yaparlar. Lord 1962 yılında 90 yaşında ölür. Çok kalabalık bir cenaze merasimi yapılır. Cenazeye gelen bütün fakirlere 50’şer lira para verirler. Lord’u rahmetle anarken bize ayırılan yer sınırlı olduğundan özetlemeye çalıştık. Sürç-ü lisan ettiysek affola.