ALANYA KALE (SÜLEYMANİYE) CAMİİ

Türkler Müslüman olduktan sonra gayrimüslim bir beldeyi fethedince oranın yüksekçe ve düzlük bir yerine mutlaka bir cami yaparlardı. Alaaddin Keykubat, Alanya’yı fethedince kalenin düzlük bölgesine bir cami yaptırmıştır. Caminin çevresinde sosyal, ekonomik, askeri, ihtiyaçlar için yeni yapılar meydana getirmiştir. Buraya yapılan ilk caminin kitabesi bulunamamıştır. 1229 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu cami Kanuni dönemine kadar hizmet vermiştir. Kanuni zamanında bir yıldırım düşmesi sonucu cami yıkılmış, yeniden yapılmıştır. Bugünkü cami Osmanlı eseridir. Kitabesi yoktur. Vaaz kürsüsünde 1548 tarihi okunmaktadır. Caminin o tarihte yapıldığı biliniyor. Cami kare planlı ve kubbelidir. Caminin kubbesinin iç kısmında gizli olarak ağızları görünen testiler yerleştirilmiştir. Bu testiler akustiği sağlamak içindir. Hoparlör olmadan imamın sesi arkalara kadar duyulur. Caminin kapı alınlığında Allah yazısı vardır. Başka kitabe yoktur. Caminin kıble dış duvarında yanındaki evin giriş sol tarafında minarenin kaidesinde kitabe kırıntıları vardır. Bu kırıntılar caminin ilk kitabesinin kırıntıları olduğu düşünülüyor. Caminin duvarları bir metreye yakındır. Bu kalın duvarlar kışın soğuğa, yazın sıcağa karşı koruyucudur. Cami giriş kapısının kanatlarının üst kısmında Fatiha suresi yazılıdır. Pencereleri ve kapıları orijinaldir. Pencere kanatlarında Muhammed yazısı vardır. Caminin kapısının girişinde iç duvarda Nur suresinin 36. Ayeti vardır. Caminin su ihtiyacı için camiye bitişik güney-doğu duvarında bir sarnıç vardır. Bu cami ilk dönemler hem ibadet için hem de eğitim için kullanılmıştır. Çocukların ve halkın dini bilgileri buradan sağlanmıştır. Bu camiyi kanuni yaptırdığından resmi adı Süleymaniye Camisi’dir. Halk kale camisi der. Alanya’nın en eski ve ilk camisidir. 1950 ve 2000’li yılların başında restore edilmiştir. Günümüzde faaldir. Ziyaretçilerin en çok gezdikleri yerdir.
Şehrin ilk kurulduğu yer yüksek ve sarp olduğundan su ihtiyacı için çeşme yoktur. Su ihtiyacı yapılan büyük sarnıçlarla sağlanmıştır. Alaiye şehrinde dört tanesi büyük olmak üzere her evde mutlaka bir sarnıç vardır. Bunlar ana giriş kapısının önündeki büyük sarnıç, bedestenin arkasındaki Mecdüddin Sarnıcı ve İç Kale Sarnıçlarıdır. Çeşme yerine bu sarnıçlar iş görmektedir. Bu sarnıçların suyu çok kıymetlidir. Şehrin ekonomisi için caminin hemen yakınına bir kapalı çarşı yapılmıştır. Adı Bedesten’dir. Burada 20 kadar dükkân vardır. Akşam olunca kapatılır. Halkın ihtiyacı olan her türlü mal burada satılmaktadır. Bedesten Beziztan kelimesinden bozmadır. Bez satılan yer demektir. Bedesten’in hemen yanında açık pazar yeri demek olan arasta mevcuttur. Vatandaş ürününü getirir, burada satardı. Burası kışın yağmura karşı, yazın güneşe karşı korunaklıdır.

Alaiye şehrinin en önemli yapılarından birisi şu anda harabe olan Selçuklu hamamıdır. Bu hamam bugünkü iç kale giriş kapısının alt kısmındadır. Hamamın yapılış gayesi genel temizlik içindir. O zamanlar evlerde şebeke suyu yoktur. Bu hamam sarnıçlardan beslenmektedir. Vatandaşın ihtiyacı olan sıcak su her zaman vardır. Din temizliği emrettiğinden ve temizlik insani bir ihtiyaç olduğundan hamamlara çok önem vermişlerdir. Peygamberimize gelen ikinci vahiy de “Ey örtülere bürünen, kalk. Allah’ı tekbir et. Elbiseni ve çevreni temiz tut, yakınlarını uyar.” Bundan dolayı hamamlara ve temizliğe devlet de millet de önem vermiştir. Eski Alaiye şehrinde bir tane küçük çeşme vardır. Kızılkule’nin tersane tarafında Girene Çeşmesi’dir. Kışın çok az suyu akmaktadır. Yazın kurumaktadır. Bundan dolayı sarnıçlar önemlidir.

Eski Alaiye’nin önemli yapılarından birisi de Akşebe Sultan türbe ve mescididir. Akşebe, Sultan Alaaddin Keykubat’ın kale komutanıdır. Bu türbenin kitabesi şöyledir: “Allah göklerin ve yerin gaybını bilir.” “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar imar ederler.” “Din ve dünyanın ulusu büyük sultanın saltanatı günlerinde yüce Allah’ın rahmetine muhtaç, zayıf kul Akşebe 628 (1231) tarihinde yaptırdı”. Bu yapının bir bölümü Akşebe’nin türbesi, bir bölümü de mescittir. Günümüzde metruk vaziyettedir, ilgi beklemektedir.
Alanya Kalesi’nde cami çevresinde gemici mescidi denilen bir yapı vardır. Bunun dışında Arap Evliyası denilen minyatür kilise gibi sura bitişik bir yapı mevcuttur. Ayrıca iç kalede Bizanslılar dönemine ait klasik özellikte bir de kilise mevcuttur. Metruk vaziyettedir. Camiyi merkeze alarak kısaca tanıtmaya çalıştık. Bu eserleri yapanlara saygı ve minnetle.