103. KÖY’DE RAMAZAN KOLİSİ MUHABBETİ

“Hoş geldin ya şehri Ramazan…”
Eskiden bu söz söylendi mi, sokakların sesi değişirdi.
Alanya’da iftara yakın pide kuyruğu olurdu ama kimse kimseyi görmezden gelmezdi. Komşu komşunun kapısını çalardı. “Bir tas çorba aldım ama iki tas yaptım” denirdi. Yardım, paketlenmiş değil; paylaşılmış olurdu.
Şimdi 103. Köy’de. Şirinler toplanmış, Ramazan hazırlığı yapıyor.
Ellerinde klasik liste:
1 kilo fasulye
1 kilo nohut
1 paket makarna
1 salça
1 yağ
Ve bir de fotoğraf.
Şirinlerden biri soruyor:
“Bu koli nereden çıktı?”
Gerçekten… Ne zaman Ramazan, “standart paket” mevsimi oldu? Ne zaman yardım; tek tip, tek ölçü, tek ihtiyaç varsayımıyla dağıtılır oldu?
Eskiden fitre vardı, zekât vardı, ama esas olan insanı tanımaktı. Kimin evinde hasta var? Kimin çocuğu üniversitede? Kimin elektrik faturası birikmiş? Kimin dolabı var ama içi boş değil; kira borcu var?
Köy’de bir Şirin daha dayanamadı:
“Ya birinin çocuğunun bez ihtiyacı varsa? Ya biri glütensiz beslenmek zorundaysa? Ya evde tüp yoksa? Ya kombi yanmıyorsa? Biz hâlâ nohut salça mı konuşuyoruz?”
Ramazan hayrı, fasulye listesini tamamlayınca bitiyor mu?
Koli teslim edildiğinde vicdan fişi kesiliyor mu?
Garip olan şu:
İhtiyaç sahiplerinin ihtiyacını sormadan yardım etmeyi alışkanlık haline getirdik. Yardımı kolaylaştırdık ama merhameti sadeleştirdik. Standartlaştırdık.
Şirinler arasında en yaşlı olanı şöyle dedi:
“Evladım, yardım doyurmak değildir sadece. Görülmek de bir ihtiyaçtır.”
Belki de mesele şu:
Ramazan’ı koliye sığdırmaya çalışıyoruz. Oysa Ramazan, insanı genişletir. Paylaşmayı çoğaltır. İhtiyacı kategorize etmez.
Köy’de karar alındı:
Bu yıl sadece koli yapılmayacak. Kapı çalınacak. Sorulacak. Dinlenecek.
“Size gerçekten ne lazım?” denilecek.
Çünkü bazen bir çocuğun montu, bir annenin ilaç parası, bir öğrencinin yol ücreti; bir çuval nohuttan daha acildir.
Ve belki de Ramazan’ın asıl hayrı şudur:
İhtiyacı paketlemek değil, insanı anlamak.
Şirinler dağıldı.
Koli listesi masada kaldı.
Yerine bir cümle yazıldı:
“Bu Ramazan, ezbere değil; gerçekten.”
Köy’den bildiriyorum...
Ramazan koli değil, kalp meselesi.