103 KÖY: “MASUMUN DUASI, YA KAHHAR!”

103. Köy’de ateş o gece biraz daha sert yanıyordu.
Ama ateşten çok insanların içi yanıyordu.
Şirinler ateşin başında toplanmıştı.
Gökyüzü sessizdi ama dünyanın başka yerlerinden gelen haberler kulaklarında uğulduyordu.
Şirin Baba elindeki asayı yere bıraktı ve ağır ağır konuştu:
“Bugün yine 165 masum çocuk, kendileri için açılan küçücük mezarlara defnedildi.”
Ateş çıtırdadı.
Şirine’nin sesi titredi.
“Şirin Baba… çocuklar neden ölüyor?”
Şirin Baba derin bir nefes aldı.
“Çünkü dünyayı yönetenlerin vicdanı küçüldü kızım… ama hırsları büyüdü.”
Meraklı Şirin hemen sordu:
“Peki bu savaşları kim çıkarıyor?”
Zeki Şirin gözlüğünü düzeltti.
“Dünyanın kaderi çoğu zaman birkaç güç merkezinin elinde. Devletler sahnede görünür ama ipleri tutan başka eller vardır.”
Şirin Baba başını salladı.
“Bugün dünyada güç oyunlarının merkezinde birkaç büyük aile, küresel finans düzeni ve silah ile enerji şirketleri var.
Ve arkasında onları destekleyen devletler…”
Huysuz Şirin homurdandı:
“Yani birkaç kişi dünyanın kaderiyle kumar oynuyor?”
Şirin Baba cevap verdi:
“Evet… Ve masaya sürdükleri şey insan hayatı.”
O sırada karanlıktan bir kahkaha yükseldi.
Uzaktan Gargamel çıktı.
Ama bu bildiğimiz eski Gargamel değildi.
Yüzünde kibir, sözlerinde alay vardı.
Dünyaya tepeden bakan bir lider gibi yürüyordu.
Şirinler onu görünce fısıldaştı.
Meraklı Şirin sordu:
“Bu kim?”
Huysuz Şirin dişlerini sıktı:
“Bu… Dünyanın yeni Gargamel’i.”
Gargamel ateşe yaklaştı ve alaycı bir şekilde konuştu:
“Ne oldu Şirinler? Yine mi ağlıyorsunuz? Dünya böyle bir yer… Güçlü olan kazanır.”
Şirine bağırdı:
“165 çocuk öldü!”
Gargamel omuz silkti.
“Stratejik kayıp.”
Ateş bir anda daha gür yandı.
Şirin Baba ayağa kalktı.
“Ey dünyayı oyun sananlar…”
Sesi sertleşti.
“Ey savaşla servet büyütenler…
Ey petrol için çocuk mezarları açanlar…
Ey insanlığın kanını borsada hisse senedi gibi alıp satanlar…
Ey silah şirketleri ve onları arkasından destekleyen devletler…
Ey küresel finans ağlarının görünmez patronları…”
Zeki Şirin fısıldadı:
“Şirin Baba çok kızdı…”
Şirin Baba devam etti:
“Unutmayın… Siz kendinizi dünyanın efendisi sanabilirsiniz.
Ama mazlumun duası, en güçlü ordudan ve en sağlam duvardan daha ağırdır.”
Sonra ellerini semaya kaldırdı:
“Ya Kahhar ismi şerifinin hürmetine…”
Şirinler de ellerini açtı:
“Zulmedenlerin kahr-u perişan eyle.”
Meraklı Şirin ürkekçe sordu:
“Şirin Baba… Gerçekten bu dünyayı onlar mı bitiriyor?”
Şirin Baba ateşe baktı.
“Dünyayı savaşlar bitirmez evlat…
Dünyayı bitiren şey; gücü vicdanın önüne koyan insanların açgözlülüğüdür.”
Huysuz Şirin homurdandı:
“Yani dünya birkaç açgözlü yüzünden yanıyor.”
Şirin Baba başını salladı.
“Evet… Ve bu savaşlarda kazananlar tarih kitaplarına girer.
Kaybedenler ise küçük mezar taşlarına.”
O gece 103. Köy’de herkes aynı duayı etti.
Savaşın ateşi köylerine sıçramasın diye…
Ve zulmün sahipleri için tek bir isim fısıldandı:
“Ya Kahhar!”
Şirin Baba sessizce ekledi:
“Ya Rabbi, sen bu zalimleri, Ya Kahhar ismi şerifinle kahr-u perişan eyle!
AMİN, AMİN, AMİN…”
#kahrolsunisrail